Tıp Bilimi İçinde Tıbbi Aletler ve Cihazlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Tıp Bilimi' içinde 'Tıbbi Aletler ve Cihazlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) tarayıcı, radyo tarayıcı, radyo alıcısı
Örnek:
(noun) santrifüj;
(verb) santrifüjlemek
Örnek:
(noun) defibrilatör
Örnek:
(noun) dispanser, otomat, dağıtıcı
Örnek:
(noun) endoskop
Örnek:
(noun) ergometre
Örnek:
(noun) tekerlekli sandalye
Örnek:
(noun) iş istasyonu, çalışma alanı
Örnek:
(noun) dil basacağı, dil spatulası
Örnek:
(noun) termometre
Örnek:
(noun) oksimetre, nabız oksimetresi
Örnek:
(noun) otoklav;
(verb) otoklavlamak
Örnek:
(noun) forseps, pens
Örnek:
(noun) neşter, bisturi
Örnek:
(noun) ventilatör, solunum cihazı, vantilatör
Örnek:
(noun) tansiyon aleti, sfigmomanometre
Örnek:
(noun) kalp pili, pacemaker, tempoyu belirleyen
Örnek:
(noun) sonda, prob, uzay sondası;
(verb) sondalamak, incelemek, soruşturmak
Örnek:
(noun) spekulum, genişletici, ayna
Örnek:
(noun) sedye
Örnek:
(trademark) EpiPen, epinefrin otoenjektörü
Örnek:
(noun) atel;
(verb) atele almak, sabitlemek
Örnek:
(noun) monitör, ekran, varan;
(verb) izlemek, gözlemlemek
Örnek:
(noun) oksijen maskesi
Örnek:
(noun) iğne, ibre, gösterge;
(verb) iğnelemek, rahatsız etmek
Örnek:
(noun) şırınga, enjektör;
(verb) şırınga etmek, yıkamak
Örnek:
(noun) ölçek, kapsam, pul;
(verb) tırmanmak, çıkmak, pullarını temizlemek
Örnek:
(noun) yürüyüşçü, yürüyen, yürüteç
Örnek:
(noun) dikiş, sütür, sütürleme;
(verb) dikmek, sütür atmak
Örnek:
(adjective) iyileştirici, güçlendirici;
(noun) güçlendirici, tonik
Örnek:
(noun) işitme cihazı
Örnek: