Medya İçinde Ev Dışı Reklamcılık Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Medya' içinde 'Ev Dışı Reklamcılık' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈsændwɪtʃ bɔːrd/
(noun) sandviç pano, reklam panosu
Örnek:
The protester wore a sandwich board with a political message.
Protestocu, politik bir mesaj içeren bir sandviç pano giyiyordu.
/ˈeɪ.bɔːrd/
(noun) A-pano, kaldırım panosu
Örnek:
The cafe put an A-board outside to advertise their daily specials.
Kafe, günlük spesiyallerini duyurmak için dışarıya bir A-pano koydu.
/ˈsaɪ.nɪdʒ/
(noun) tabela, işaretler
Örnek:
The new store has attractive signage.
Yeni mağazanın çekici tabelaları var.
/ˈbæn.ɚ/
(noun) pankart, bayrak, manşet
Örnek:
The protesters carried a large banner.
Protestocular büyük bir pankart taşıyordu.
/ˈflaɪ.ɚ/
(noun) el ilanı, broşür, uçucu
Örnek:
We handed out flyers for the concert.
Konser için el ilanları dağıttık.
/ˈpoʊ.stɚ/
(noun) afiş, poster
Örnek:
She hung a movie poster on her bedroom wall.
Yatak odası duvarına bir film afişi astı.
/ˈbrɑːd.ʃiːt/
(noun) broadsheet, büyük boyutlu gazete
Örnek:
The New York Times is considered a broadsheet.
New York Times bir broadsheet olarak kabul edilir.
/blɪmp/
(noun) zeplin, hava gemisi
Örnek:
The Goodyear blimp flew over the stadium during the game.
Goodyear zeplini maç sırasında stadyumun üzerinden uçtu.
/flæɡ/
(noun) bayrak;
(verb) işaretlemek, bayrak çekmek, azalmak
Örnek:
The national flag was raised at dawn.
Ulusal bayrak şafakta çekildi.