Yiyecekler ve İçecekler İçinde Sebze Çorbaları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Sebze Çorbaları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bɔːrʃt/
(noun) borş
Örnek:
She served a steaming bowl of homemade borscht.
Ev yapımı borştan buharlı bir kase servis etti.
/ˌmɪn.əˈstroʊ.ni/
(noun) minestrone
Örnek:
I ordered a bowl of hot minestrone on a cold day.
Soğuk bir günde bir kase sıcak minestrone sipariş ettim.
/ˈhɑːdʒ.pɑːdʒ/
(noun) karışım, karmaşa, curcuna
Örnek:
The report was a hodgepodge of unrelated facts.
Rapor, birbiriyle alakasız gerçeklerin bir karışımıydı.
/ˌkɑːk.əˈliː.ki/
(noun) cock-a-leekie, İskoç tavuk ve pırasa çorbası
Örnek:
For dinner, we had a hearty bowl of traditional cock-a-leekie.
Akşam yemeği için geleneksel cock-a-leekie'den doyurucu bir kase yedik.
/ˌskɑːtʃ ˈbrɔːθ/
(noun) İskoç et suyu, Scotch broth
Örnek:
My grandmother always made a delicious Scotch broth on cold winter days.
Büyükannem soğuk kış günlerinde her zaman lezzetli bir İskoç et suyu yapardı.
/ˈæl.fə.bet ˌsuːp/
(noun) harf çorbası, kısaltma karmaşası
Örnek:
The kids always ask for alphabet soup for lunch.
Çocuklar öğle yemeği için her zaman harf çorbası isterler.
/ˈpɑː.t̬ɪdʒ/
(noun) potaj, koyu çorba
Örnek:
The chef prepared a rich vegetable potage for dinner.
Şef, akşam yemeği için zengin bir sebze çorbası hazırladı.
/ˌmʌl.ɪ.ɡəˈtɔː.ni/
(noun) mulligatawny
Örnek:
The restaurant's special today is a rich and spicy mulligatawny.
Restoranın bugünkü spesiyali zengin ve baharatlı bir mulligatawny.