Avatar of Vocabulary Set Akdeniz ve Orta Doğu Yemekleri

Yiyecekler ve İçecekler İçinde Akdeniz ve Orta Doğu Yemekleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Akdeniz ve Orta Doğu Yemekleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

moussaka

/muːˈsɑː.kə/

(noun) musakka

Örnek:

We had delicious moussaka for dinner last night.
Dün gece akşam yemeğinde lezzetli musakka yedik.

dolma

/ˈdoʊl.mə/

(noun) dolma, sarma

Örnek:

My grandmother makes the best grape leaf dolma.
Anneannem en iyi yaprak dolmasını yapar.

falafel

/fəˈlɑː.fəl/

(noun) falafel

Örnek:

I ordered a falafel sandwich for lunch.
Öğle yemeği için bir falafel sandviç sipariş ettim.

couscous

/ˈkuːs.kuːs/

(noun) kuskus

Örnek:

We had lamb tagine with couscous for dinner.
Akşam yemeğinde kuzu etli tajin ve kuskus yedik.

tajine

/tɑːˈʒiːn/

(noun) tajin, tajin tenceresi

Örnek:

We had a delicious lamb tajine for dinner.
Akşam yemeğinde lezzetli bir kuzu tajin yedik.

shakshouka

/ʃækˈʃuːkə/

(noun) şakşuka

Örnek:

For breakfast, we had delicious shakshouka with warm pita bread.
Kahvaltıda sıcak pide ekmeği ile lezzetli şakşuka yedik.

hummus

/ˈhʊm.əs/

(noun) humus

Örnek:

We ordered a plate of hummus with warm pita bread.
Sıcak pide ekmeği ile bir tabak humus sipariş ettik.

kebab

/kəˈbɑːb/

(noun) kebap

Örnek:

We ordered chicken kebabs for dinner.
Akşam yemeği için tavuk kebap sipariş ettik.

gyro

/ˈdʒaɪ.roʊ/

(noun) döner, gyros

Örnek:

I'll have a lamb gyro for lunch.
Öğle yemeği için kuzu döner alacağım.

shish kebab

/ˌʃɪʃ kɪˈbɑːb/

(noun) şiş kebap, kebap

Örnek:

We had delicious lamb shish kebabs for dinner.
Akşam yemeğinde lezzetli kuzu şiş kebapları yedik.

baba ghanoush

/ˌbɑː.bə ɡəˈnuːʃ/

(noun) babagannuş

Örnek:

We ordered hummus and baba ghanoush as appetizers.
Meze olarak humus ve babagannuş sipariş ettik.

kibbeh

/ˈkɪb.ə/

(noun) içli köfte

Örnek:

My grandmother makes the best kibbeh for special occasions.
Büyükannem özel günler için en iyi içli köfteyi yapar.

meze

/ˈmɛzeɪ/

(noun) meze, ordövr

Örnek:

We ordered a variety of meze to share among us.
Aramızda paylaşmak için çeşitli mezeler sipariş ettik.

pastilla

/pæˈstiː.jə/

(noun) pastilla

Örnek:

We enjoyed a delicious chicken pastilla for dinner.
Akşam yemeğinde lezzetli bir tavuk pastilla yedik.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren