Yiyecekler ve İçecekler İçinde Çin Yemeği Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Çin Yemeği' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈsprɪŋ roʊl/
(noun) Çin böreği
Örnek:
We ordered a plate of crispy spring rolls as an appetizer.
Meze olarak bir tabak çıtır Çin böreği sipariş ettik.
/ˈwɑːn.tɑːn/
(noun) wonton
Örnek:
I love eating wonton soup on a cold day.
Soğuk bir günde wonton çorbası yemeyi severim.
/ˌtʃaʊ ˈmeɪn/
(noun) chow mein, kızarmış erişte
Örnek:
I ordered chicken chow mein for dinner.
Akşam yemeği için tavuklu chow mein sipariş ettim.
/ˌpeɪ.kɪŋ ˈdʌk/
(noun) Pekin ördeği
Örnek:
We ordered a whole Peking duck for dinner.
Akşam yemeği için bütün bir Pekin ördeği sipariş ettik.
/ˌloʊ ˈmeɪn/
(noun) lo mein, Çin eriştesi
Örnek:
I ordered chicken lo mein for dinner.
Akşam yemeği için tavuklu lo mein sipariş ettim.
/ˈeɡ roʊl/
(noun) yumurta rulosu, Çin böreği
Örnek:
I ordered two egg rolls as an appetizer.
Meze olarak iki yumurta rulosu sipariş ettim.
/ˌtʃɑːp ˈsuː.i/
(noun) chop suey
Örnek:
We ordered chop suey and fried rice for dinner.
Akşam yemeği için chop suey ve kızarmış pilav sipariş ettik.
/ˌfraɪd ˈraɪs/
(noun) pilav, kızarmış pilav
Örnek:
I ordered chicken fried rice for dinner.
Akşam yemeği için tavuklu pilav sipariş ettim.
/ˌeɡ fuː ˈjʌŋ/
(noun) egg foo young
Örnek:
For dinner, I ordered egg foo young with chicken.
Akşam yemeği için tavuklu egg foo young sipariş ettim.
/ˈkɑːn.dʒi/
(noun) pirinç lapası, congee
Örnek:
She made a warm bowl of congee for her sick child.
Hasta çocuğu için sıcak bir kase pirinç lapası yaptı.
/ˈdʌm.plɪŋ/
(noun) mantı, hamur tatlısı, tombul
Örnek:
My grandmother makes the best chicken and dumplings.
Büyükannem en iyi tavuklu mantıyı yapar.