Avatar of Vocabulary Set Bira

Yiyecekler ve İçecekler İçinde Bira Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Bira' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

lager

/ˈlɑː.ɡɚ/

(noun) lager, lager birası

Örnek:

He ordered a pint of cold lager.
Bir bardak soğuk lager sipariş etti.

ale

/eɪl/

(noun) ale, bira

Örnek:

He ordered a pint of dark ale at the pub.
Barda bir pint koyu ale sipariş etti.

bitter

/ˈbɪt̬.ɚ/

(adjective) acı, buruk, zor

Örnek:

The coffee was very bitter without sugar.
Kahve şekersiz çok acıydı.

home brew

/ˈhoʊm bruː/

(noun) ev yapımı bira, ev yapımı içki

Örnek:

He proudly offered his friends a glass of his latest home brew.
Gururla arkadaşlarına en son ev yapımı birasından bir bardak ikram etti.

pale ale

/ˌpeɪl ˈeɪl/

(noun) pale ale, açık renkli bira

Örnek:

He ordered a pint of pale ale at the pub.
Barda bir pint pale ale sipariş etti.

stout

/staʊt/

(adjective) iri yapılı, sağlam, şişman;

(noun) stout, siyah bira

Örnek:

He was a stout man with a booming laugh.
Gür kahkahalı iri yapılı bir adamdı.

guest beer

/ˈɡest bɪr/

(noun) misafir birası

Örnek:

This week's guest beer is a rich stout from a local microbrewery.
Bu haftanın misafir birası, yerel bir mikro bira fabrikasından zengin bir stout.

craft beer

/ˈkræft bɪr/

(noun) butik bira, zanaat birası

Örnek:

We visited a local brewery that specializes in craft beer.
Butik bira konusunda uzmanlaşmış yerel bir bira fabrikasını ziyaret ettik.

porter

/ˈpɔːr.t̬ɚ/

(noun) hamal, kapıcı, porter (bira)

Örnek:

The porter helped us with our bags to the room.
Taşıyıcı bavullarımızı odaya taşımamıza yardım etti.

heavy

/ˈhev.i/

(adjective) ağır, kalın, yoğun;

(adverb) şiddetli, derin

Örnek:

The box was too heavy for him to lift alone.
Kutu tek başına kaldırması için çok ağırdı.

keg

/keɡ/

(noun) fıçı, küçük fıçı;

(verb) fıçılamak, fıçıya doldurmak

Örnek:

We ordered a keg of beer for the party.
Parti için bir fıçı bira sipariş ettik.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren