İletişim İçinde İnternet ve Web Siteleri 1 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İletişim' içinde 'İnternet ve Web Siteleri 1' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) erişim sağlayıcı, internet servis sağlayıcısı
Örnek:
(noun) anlatım, rapor, açıklama;
(verb) saymak, açıklamak
Örnek:
(noun) reklam engelleyici, ad blocker
Örnek:
(noun) adres, konuşma, hitap;
(verb) hitap etmek, ele almak, adreslemek
Örnek:
(noun) adres çubuğu
Örnek:
(abbreviation) ADSL, Asimetrik Sayısal Abone Hattı
Örnek:
(verb) anonimleştirmek
Örnek:
(noun) bant genişliği, zihinsel kapasite, zaman
Örnek:
(noun) banner reklam, afiş reklam
Örnek:
(noun) kitap ayracı, yer imi;
(verb) yer imlerine eklemek
Örnek:
(noun) geniş bant;
(adjective) geniş bant
Örnek:
(verb) dolaşmak, göz gezdirmek, incelemek;
(noun) göz gezdirme, dolaşma
Örnek:
(noun) tarayıcı, otlayıcı (hayvan)
Örnek:
(noun) taşıyıcı, nakliyeci, operatör
Örnek:
(noun) tıklama korsanlığı
Örnek:
(noun) tıklama akışı, tıklama yolu
Örnek:
(verb) bağlamak, birleştirmek, bağlantı kurmak
Örnek:
(noun) bağlantı, ilişki, eklem
Örnek:
(noun) kurabiye, çerez
Örnek:
(noun) internet kafe, siber kafe
Örnek:
(noun) siber gezgin, internet kullanıcısı
Örnek:
(noun) çevirmeli ağ, çevirmeli bağlantı;
(adjective) çevirmeli ağ, çevirmeli
Örnek:
(noun) tartışma forumu, çevrimiçi forum
Örnek:
(noun) uzaktan eğitim, mesafeli eğitim
Örnek:
(abbreviation) DOI, dijital nesne tanımlayıcı
Örnek:
(noun) alan, toprak, saha
Örnek:
(noun) alan adı
Örnek:
(noun) dot-com, internet şirketi;
(adjective) dot-com, internetle ilgili
Örnek:
(trademark) eBay
Örnek:
(noun) ego-sörfü, kendi adını internette arama;
(verb) ego-sörfü, kendi adını internette arama
Örnek:
(noun) e-dergi, çevrimiçi dergi
Örnek:
(adjective) favori, sevilen;
(noun) favori, gözde
Örnek:
(verb) beslemek, yedirmek, sağlamak;
(noun) besleme, yem, akış
Örnek:
(noun) besleme okuyucu, RSS okuyucu
Örnek:
(noun) alev, aşk, sevgili;
(verb) alev almak, yanmak, alevli eleştirmek
Örnek:
(verb) Google'da aramak, googlamak;
(trademark) Google, Google arama motoru
Örnek:
(noun) ana sayfa
Örnek:
(noun) hotlink, doğrudan bağlantı;
(verb) hotlink yapmak, doğrudan bağlamak
Örnek:
(noun) uğrak yeri, sıcak nokta, Wi-Fi hotspot
Örnek:
(abbreviation) HTML, Hiper Metin İşaretleme Dili
Örnek:
(abbreviation) Köprü Metni Aktarım Protokolü
Örnek:
(noun) köprü, hiperlink;
(verb) köprülemek, hiperlink oluşturmak
Örnek:
(noun) köprü metni
Örnek: