Hayvanlar İçinde Hayvanlarla İlgili Sıfatlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Hayvanlar' içinde 'Hayvanlarla İlgili Sıfatlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) evcilleştirilmiş, ehlileştirilmiş, evcimen
Örnek:
(adjective) nesli tükenmekte olan, tehlike altındaki
Örnek:
(adjective) evcil, uysal, sıkıcı;
(verb) evcilleştirmek, uysallaştırmak, dizginlemek
Örnek:
(adjective) tuvalet eğitimi almış, evde eğitilmiş
Örnek:
(adjective) sarkık kulaklı, kulakları sarkık
Örnek:
(noun) geviş getiren hayvan;
(adjective) düşünceli, derin düşünen
Örnek:
(adjective) kanatlı, hızlı, çabuk
Örnek:
(adjective) vahşi, yabani, çılgın;
(noun) vahşi doğa, ıssız bölge;
(adverb) çılgınca, kontrolsüzce
Örnek:
(adjective) iyi eğitimli, asil, iyi cins
Örnek:
(adjective) perdeli ayaklı
Örnek:
(adjective) perdeli, ağ ayaklı, ağlı
Örnek:
(adjective) sıcakkanlı, tutkulu, hevesli
Örnek:
(adjective) soğukkanlı, poikiloterm, acımasız
Örnek:
(adjective) zehirli, kötü niyetli
Örnek:
(adjective) eğitimsiz, acemi
Örnek:
(adjective) tepeli, püsküllü, tutamlı
Örnek:
(adjective) hoşgörülü, müsamahalı, dayanıklı
Örnek:
(adjective) tehditkar, korkutucu, tehdit altında;
(verb) tehdit etti, gözdağı verdi
Örnek:
(adjective) maymunsu, primat;
(noun) maymun, primat
Örnek:
(adjective) sosyal, cana yakın;
(noun) sosyal etkinlik, toplantı
Örnek:
(adjective) utangaç, çekingen, ürkek;
(verb) fırlatmak, atmak, ürkmek;
(noun) ürküntü, sıçrama
Örnek:
(adjective) vahşi, ilkel, şiddetli;
(noun) vahşi, barbar;
(verb) vahşice saldırmak, yerden yere vurmak
Örnek:
(adjective) azılı, fanatik, şiddetli
Örnek:
(noun) pigme, cüce, minyon;
(adjective) pigme, cüce, minik
Örnek:
(adjective) safkan, ırkı bozulmamış;
(noun) safkan hayvan, ırkı bozulmamış hayvan
Örnek:
(adjective) polimorfik, çok biçimli
Örnek:
(adjective) zehirli, kötü niyetli
Örnek:
(adjective) gececil, geceye ait
Örnek:
(noun) yerli, doğma büyüme;
(adjective) yerli, ana, doğal
Örnek:
(adjective) göçmen, göç eden, yer değiştiren
Örnek:
(adjective) olgun, yetişkin, akıllı;
(verb) olgunlaşmak, büyümek, vadesi dolmak
Örnek:
(adjective) daha az, daha küçük;
(adverb) daha az, daha düşük derecede
Örnek:
(adjective) yerli, doğal, aborjin
Örnek:
(adjective) tuvalet eğitimi almış, evde eğitilmiş
Örnek:
(adjective) boynuzlu
Örnek:
(adjective) sosyal, sürü halinde yaşayan
Örnek:
(adjective) tüylü, kürk kaplı, kürk gibi
Örnek:
(adjective) tüylü, kabartılmış, kabarıklık
Örnek:
(adjective) vahşi, yabani, acımasız
Örnek:
(adjective) androjen, çift cinsiyetli
Örnek:
(adjective) su, suya ait, sucul
Örnek:
(adjective) ağaçsı, ağaçla ilgili, ağaçta yaşayan
Örnek:
(adjective) endemik, yerel, yaygın
Örnek:
(adjective) soyu tükenmiş, sönmüş, pasif
Örnek:
(adjective) toprak, bölgesel, korumacı
Örnek: