TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Vergiler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Vergiler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌkæl.kjəˈleɪ.ʃən/
(noun) hesaplama, tahmin, planlama
Örnek:
The engineer performed a complex calculation to determine the bridge's load capacity.
Mühendis, köprünün yük taşıma kapasitesini belirlemek için karmaşık bir hesaplama yaptı.
/ˈded.laɪn/
(noun) son tarih, teslim tarihi
Örnek:
The deadline for submitting applications is Friday.
Başvuruları göndermek için son tarih Cuma günüdür.
/faɪl/
(noun) dosya, klasör, eğe;
(verb) dosyalamak, arşivlemek, vermek
Örnek:
Please put these documents in the correct file.
Lütfen bu belgeleri doğru dosyaya koyun.
/fɪl aʊt/
(phrasal verb) doldurmak, tamamlamak, kilo almak
Örnek:
Please fill out this application form completely.
Lütfen bu başvuru formunu tamamen doldurun.
/ɡɪv ˈʌp/
(phrasal verb) vazgeçmek, pes etmek, bırakmak
Örnek:
Don't give up on your dreams.
Hayallerinden vazgeçme.
/dʒɔɪnt/
(noun) eklem, birleşim yeri, mekan;
(adjective) ortak, müşterek;
(verb) birleştirmek, eklemek
Örnek:
My knee joint aches after running.
Koştuktan sonra diz eklemim ağrıyor.
/oʊ/
(verb) borçlu olmak, borçlanmak, minnettar olmak
Örnek:
I owe you twenty dollars for the concert ticket.
Konser bileti için sana yirmi dolar borçluyum.
/ˈpen.əl.ti/
(noun) ceza, para cezası, dezavantaj
Örnek:
The maximum penalty for the offense is five years in prison.
Suçun azami cezası beş yıl hapistir.
/ˌprep.əˈreɪ.ʃən/
(noun) hazırlık, tedarik, preparat
Örnek:
The preparation of the meal took several hours.
Yemeğin hazırlığı birkaç saat sürdü.
/ˈriː.fʌnd/
(noun) geri ödeme, iade;
(verb) geri ödemek, iade etmek
Örnek:
I asked for a full refund because the product was defective.
Ürün kusurlu olduğu için tam geri ödeme istedim.
/spaʊs/
(noun) eş, karı, koca;
(verb) evlenmek, eş olmak
Örnek:
Each spouse must sign the document.
Her eş belgeyi imzalamalıdır.
/wɪðˈhoʊld/
(verb) alıkoymak, saklamak, vermemek
Örnek:
The company decided to withhold payment until the work was completed.
Şirket, iş tamamlanana kadar ödemeyi alıkoymaya karar verdi.