TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Alışveriş Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Alışveriş' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈbɑːr.ɡɪn/
(noun) fırsat, kelepçe, anlaşma;
(verb) pazarlık etmek, anlaşmak
Örnek:
The new car was a real bargain at that price.
Yeni araba o fiyata gerçek bir fırsattı.
/ber/
(noun) ayı;
(verb) taşımak, dayanmak, doğurmak
Örnek:
A grizzly bear was spotted near the campsite.
Kamp alanının yakınında bir boz ayı görüldü.
/bɪˈheɪ.vjɚ/
(noun) davranış, işleyiş
Örnek:
His behaviour at the party was unacceptable.
Partideki davranışı kabul edilemezdi.
/ˈtʃek.aʊt/
(noun) kasa, ödeme noktası, çıkış;
(verb) ödeme yapmak, hesap ödemek, çıkış yapmak
Örnek:
Please proceed to the checkout counter.
Lütfen kasaya gidin.
/ˈkʌm.fɚt/
(noun) konfor, rahatlık, teselli;
(verb) teselli etmek, rahatlatmak
Örnek:
She found comfort in the soft armchair.
Yumuşak koltukta rahatlık buldu.
/ɪkˈspænd/
(verb) genişletmek, büyütmek, yaymak
Örnek:
The business plans to expand into new markets next year.
Şirket gelecek yıl yeni pazarlara genişlemeyi planlıyor.
/ɪkˈsplɔːr/
(verb) keşfetmek, araştırmak, tartışmak
Örnek:
They set out to explore the Amazon rainforest.
Amazon yağmur ormanlarını keşfetmek için yola çıktılar.
/ˈaɪ.t̬əm/
(noun) öğe, madde, parça
Örnek:
Please check each item on the list.
Lütfen listedeki her öğeyi kontrol edin.
/ˈmæn.də.tɔːr.i/
(adjective) zorunlu, mecburi, gerekli
Örnek:
Wearing a helmet is mandatory for all cyclists.
Kask takmak tüm bisikletçiler için zorunludur.
/ˈmɝː.tʃən.daɪz/
(noun) mal, ürün;
(verb) pazarlamak, satmak
Örnek:
The store offers a wide variety of merchandise.
Mağaza geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.
/ˈstrɪkt.li/
(adverb) kesinlikle, sıkıca, sadece
Örnek:
The rules are strictly enforced.
Kurallar kesinlikle uygulanır.
/trend/
(noun) trend, eğilim, yönelim;
(verb) eğilim göstermek, yönelmek
Örnek:
The latest trend in fashion is minimalist design.
Modadaki son trend minimalist tasarımdır.