Avatar of Vocabulary Set Medya

TOEIC Temel 600 Kelime İçinde Medya Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'Medya' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

assignment

/əˈsaɪn.mənt/

(noun) ödev, görev, atama

Örnek:

The teacher gave us a difficult math assignment.
Öğretmen bize zor bir matematik ödevi verdi.

choose

/tʃuːz/

(verb) seçmek, tercih etmek, karar vermek

Örnek:

You can choose any book you like from the shelf.
Raftan istediğin kitabı seçebilirsin.

constantly

/ˈkɑːn.stənt.li/

(adverb) sürekli, devamlı

Örnek:

The weather here is constantly changing.
Buradaki hava sürekli değişiyor.

constitute

/ˈkɑːn.stə.tuːt/

(verb) oluşturmak, teşkil etmek, kurmak

Örnek:

Women constitute 70 percent of the student population.
Kadınlar öğrenci nüfusunun yüzde 70'ini oluşturmaktadır.

decision

/dɪˈsɪʒ.ən/

(noun) karar

Örnek:

We need to make a decision soon.
Yakında bir karar vermemiz gerekiyor.

disseminate

/dɪˈsem.ə.neɪt/

(verb) yaymak, dağıtmak, neşretmek

Örnek:

The organization aims to disseminate knowledge about sustainable living.
Kuruluş, sürdürülebilir yaşam hakkında bilgi yaymayı hedefliyor.

impact

/ˈɪm.pækt/

(noun) çarpma, darbe, etki;

(verb) etkilemek, çarpmak, darbe vurmak

Örnek:

The impact of the car against the tree was severe.
Arabanın ağaca çarpma etkisi şiddetliydi.

in-depth

/ˈɪn.depθ/

(adjective) derinlemesine, ayrıntılı, kapsamlı

Örnek:

The report provided an in-depth analysis of the market trends.
Rapor, piyasa eğilimlerinin derinlemesine bir analizini sundu.

investigate

/ɪnˈves.tə.ɡeɪt/

(verb) araştırmak, soruşturmak

Örnek:

The police are investigating the cause of the fire.
Polis yangının nedenini araştırıyor.

link

/lɪŋk/

(noun) bağlantı, ilişki, irtibat;

(verb) bağlamak, ilişkilendirmek, birleştirmek

Örnek:

There's a strong link between smoking and cancer.
Sigara içmek ile kanser arasında güçlü bir bağlantı var.

subscribe

/səbˈskraɪb/

(verb) abone olmak, üye olmak, katılmak

Örnek:

I decided to subscribe to the monthly magazine.
Aylık dergiye abone olmaya karar verdim.

thorough

/ˈθɝː.ə/

(adjective) eksiksiz, kapsamlı, tam

Örnek:

She did a thorough job cleaning the house.
Evi eksiksiz bir şekilde temizledi.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren