Avatar of Vocabulary Set İş İlanları ve İşe Alım

TOEIC Temel 600 Kelime İçinde İş İlanları ve İşe Alım Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'TOEIC Temel 600 Kelime' içinde 'İş İlanları ve İşe Alım' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

abundant

/əˈbʌn.dənt/

(adjective) bol, bereketli, çok

Örnek:

Water is abundant in the region.
Bölgede su bol.

accomplishment

/əˈkɑːm.plɪʃ.mənt/

(noun) başarı, kazanım, tamamlama

Örnek:

Graduating from college was a great accomplishment for her.
Üniversiteden mezun olmak onun için büyük bir başarıydı.

bring together

/brɪŋ təˈɡeð.ər/

(phrasal verb) bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek

Örnek:

The conference aims to bring together experts from various fields.
Konferans, çeşitli alanlardan uzmanları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

candidate

/ˈkæn.dɪ.dət/

(noun) aday, sınav öğrencisi

Örnek:

She is a strong candidate for the job.
İş için güçlü bir aday.

come up with

/kʌm ʌp wɪð/

(phrasal verb) bulmak, ortaya atmak, aklına gelmek

Örnek:

Can you come up with a better solution?
Daha iyi bir çözüm bulabilir misin?

commensurate

/kəˈmen.sjɚ.ət/

(adjective) orantılı, uygun, denk

Örnek:

Salary will be commensurate with experience.
Maaş deneyimle orantılı olacaktır.

match

/mætʃ/

(noun) maç, karşılaşma, kibrit;

(verb) eşleşmek, uymak, eşleştirmek

Örnek:

The football match ended in a draw.
Futbol maçı berabere bitti.

profile

/ˈproʊ.faɪl/

(noun) profil, yan görünüş, biyografi;

(verb) profilini çıkarmak, tanımlamak

Örnek:

The artist drew a beautiful profile of her face.
Sanatçı, yüzünün güzel bir profilini çizdi.

qualification

/ˌkwɑː.lə.fəˈkeɪ.ʃən/

(noun) nitelik, diploma, yeterlilik

Örnek:

She has excellent academic qualifications.
Mükemmel akademik niteliklere sahip.

recruit

/rɪˈkruːt/

(noun) asker adayı, yeni asker, yeni üye;

(verb) askere almak, işe almak, oluşturmak

Örnek:

The new recruits arrived at the training camp.
Yeni askerler eğitim kampına geldi.

submit

/səbˈmɪt/

(verb) boyun eğmek, teslim olmak, göndermek

Örnek:

He refused to submit to their demands.
Taleplerine boyun eğmeyi reddetti.

time-consuming

/ˈtaɪm.kənˌsuː.mɪŋ/

(adjective) zaman alıcı, vakit alan

Örnek:

The paperwork for the new project is very time-consuming.
Yeni proje için evrak işleri çok zaman alıcı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren