Avatar of Vocabulary Set Biyokimya ve Hücre Yapısı

SAT Fen Bilimleri Kelime Bilgisi İçinde Biyokimya ve Hücre Yapısı Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'SAT Fen Bilimleri Kelime Bilgisi' içinde 'Biyokimya ve Hücre Yapısı' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

cellulose

/ˈsel.jə.loʊs/

(noun) selüloz

Örnek:

Wood is primarily composed of cellulose.
Odun esas olarak selülozdan oluşur.

fructose

/ˈfrʊk.toʊs/

(noun) fruktoz

Örnek:

Many fruits are rich in fructose.
Birçok meyve fruktoz açısından zengindir.

glucose

/ˈɡluː.koʊs/

(noun) glikoz

Örnek:

The body converts carbohydrates into glucose for energy.
Vücut, enerji için karbonhidratları glikoza dönüştürür.

peptide

/ˈpep.taɪd/

enzyme

/ˈen.zaɪm/

(noun) enzim

Örnek:

Digestion relies on various enzymes to break down food.
Sindirim, yiyecekleri parçalamak için çeşitli enzimlere dayanır.

nucleotide

/ˈnuː.kli.oʊ/

(noun) nükleotit

Örnek:

Each strand of DNA is a long chain of nucleotides.
DNA'nın her bir ipliği uzun bir nükleotit zinciridir.

monosaccharide

/ˌmɑː.noʊˈsæk.ə.raɪd/

(noun) monosakkarit

Örnek:

Glucose is a common monosaccharide found in many foods.
Glikoz, birçok gıdada bulunan yaygın bir monosakkarittir.

antioxidant

/ˌæn.t̬iˈɑːk.sɪ.dənt/

(noun) antioksidan;

(adjective) antioksidan

Örnek:

Vitamins C and E are well-known antioxidants.
C ve E vitaminleri iyi bilinen antioksidanlardır.

lipid

/ˈlɪp.ɪd/

(noun) lipit, yağ

Örnek:

The cell membrane is primarily composed of a bilayer of lipids.
Hücre zarı esas olarak bir lipit çift katmanından oluşur.

organelle

/ˌɔːr.ɡənˈel/

(noun) organel

Örnek:

Mitochondria are important organelles responsible for energy production.
Mitokondriler, enerji üretiminden sorumlu önemli organellerdir.

mitochondrial

/ˌmaɪ.t̬əˈkɑːn.dri.əl/

(adjective) mitokondriyal

Örnek:

Scientists are studying mitochondrial DNA to trace human ancestry.
Bilim insanları insan soyunu takip etmek için mitokondriyal DNA'yı inceliyor.

cytoplasm

/ˈsaɪ.t̬ə.plæz.əm/

(noun) sitoplazma

Örnek:

Most of the cell's metabolic activities occur within the cytoplasm.
Hücrenin metabolik faaliyetlerinin çoğu sitoplazma içinde gerçekleşir.

chlorophyll

/ˈklɔːr.ə.fɪl/

(noun) klorofil

Örnek:

The leaves get their green color from chlorophyll.
Yapraklar yeşil rengini klorofilden alır.

membrane

/ˈmem.breɪn/

(noun) zar, membran, tabaka

Örnek:

The cell is surrounded by a protective membrane.
Hücre koruyucu bir zar ile çevrilidir.

tissue

/ˈtɪʃ.uː/

(noun) doku, mendil, kağıt mendil

Örnek:

Muscle tissue is responsible for movement.
Kas dokusu hareketten sorumludur.

ribosome

/ˈraɪ.bə.soʊm/

(noun) ribozom

Örnek:

Proteins are synthesized on the ribosomes in the cell's cytoplasm.
Proteinler hücrenin sitoplazmasındaki ribozomlarda sentezlenir.

vacuole

/ˈvæk.ju.oʊl/

(noun) koful

Örnek:

Plant cells often have a large central vacuole.
Bitki hücreleri genellikle büyük bir merkezi kofula sahiptir.

nucleus

/ˈnuː.kli.əs/

(noun) çekirdek, merkez

Örnek:

The family forms the nucleus of society.
Aile, toplumun çekirdeğini oluşturur.

chloroplast

/ˈklɔːr.ə.plæst/

(noun) kloroplast

Örnek:

The plant cells are rich in chloroplasts, essential for photosynthesis.
Bitki hücreleri, fotosentez için gerekli olan kloroplastlar açısından zengindir.

morphology

/mɔːrˈfɑː.lə.dʒi/

intracellular

/ˌɪn.trəˈsel.jə.lɚ/

(adjective) hücre içi

Örnek:

The virus replicates in the intracellular environment.
Virüs hücre içi ortamda çoğalır.

cambium

/ˈkæm.bi.əm/

(noun) kambiyum

Örnek:

The cambium layer is responsible for the increase in the diameter of the tree trunk.
Kambiyum tabakası ağaç gövdesinin çapının artmasından sorumludur.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren