Avatar of Vocabulary Set Dijital Pazarlama

Pazarlama İçinde Dijital Pazarlama Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Pazarlama' içinde 'Dijital Pazarlama' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

big data

/ˈbɪɡ ˌdeɪ.tə/

(noun) büyük veri

Örnek:

Companies are using big data to understand customer behavior.
Şirketler müşteri davranışlarını anlamak için büyük veri kullanıyor.

bounce rate

/ˈbaʊns reɪt/

(noun) hemen çıkma oranı

Örnek:

A high bounce rate can indicate that your website content is not engaging enough.
Yüksek bir hemen çıkma oranı, web sitenizin içeriğinin yeterince ilgi çekici olmadığını gösterebilir.

call to action

/kɔːl tə ˈæk.ʃən/

(noun) eylem çağrısı

Örnek:

The website's prominent 'Buy Now' button serves as a clear call to action.
Web sitesinin belirgin 'Şimdi Satın Al' düğmesi, açık bir eylem çağrısı görevi görür.

chatbot

/ˈtʃæt.bɑːt/

(noun) chatbot

Örnek:

Many companies use chatbots to handle customer service inquiries.
Birçok şirket müşteri hizmetleri sorgularını ele almak için chatbot kullanır.

competitive analysis

/kəmˌpet.ə.tɪv əˈnæl.ə.sɪs/

(noun) rekabet analizi

Örnek:

Our marketing team conducted a thorough competitive analysis before launching the new product.
Pazarlama ekibimiz yeni ürünü piyasaya sürmeden önce kapsamlı bir rekabet analizi yaptı.

conversion rate

/kənˈvɜːrʒən reɪt/

(noun) dönüşüm oranı

Örnek:

Our marketing team is focused on improving the website's conversion rate.
Pazarlama ekibimiz, web sitesinin dönüşüm oranını iyileştirmeye odaklanmıştır.

customer acquisition

/ˈkʌstəmər əˌkwɪˈzɪʃən/

(noun) müşteri edinimi, müşteri kazanımı

Örnek:

Our marketing team is focused on improving customer acquisition.
Pazarlama ekibimiz müşteri edinimini geliştirmeye odaklanmıştır.

email blast

/ˈiːmeɪl blæst/

(noun) e-posta patlaması, toplu e-posta

Örnek:

We sent out an email blast to all our subscribers about the new product launch.
Yeni ürün lansmanı hakkında tüm abonelerimize bir e-posta patlaması gönderdik.

impression

/ɪmˈpreʃ.ən/

(noun) izlenim, taklit, benzetme

Örnek:

My first impression of him was that he was very kind.
Onun hakkındaki ilk izlenimim çok nazik olduğuydu.

keyword

/ˈkiː.wɝːd/

(noun) anahtar kelime, kilit terim

Örnek:

Use relevant keywords to improve your search results.
Arama sonuçlarınızı iyileştirmek için ilgili anahtar kelimeler kullanın.

search engine optimization

/sɜːrtʃ ˈɛndʒɪn ˌɑːptɪmaɪˈzeɪʃən/

(noun) arama motoru optimizasyonu, SEO

Örnek:

Our company invested heavily in search engine optimization to improve our online visibility.
Şirketimiz, çevrimiçi görünürlüğümüzü artırmak için arama motoru optimizasyonuna büyük yatırım yaptı.

social media

/ˌsoʊ.ʃəl ˈmiː.di.ə/

(noun) sosyal medya

Örnek:

Many people get their news from social media platforms now.
Birçok kişi haberlerini artık sosyal medya platformlarından alıyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren