Avatar of Vocabulary Set İşe Alım

Yönetim ve İnsan Kaynakları İçinde İşe Alım Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Yönetim ve İnsan Kaynakları' içinde 'İşe Alım' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

job description

/ˈdʒɑːb dɪˌskrɪp.ʃən/

(noun) iş tanımı

Örnek:

Please read the job description carefully before applying.
Başvurmadan önce lütfen iş tanımını dikkatlice okuyun.

job advertisement

/ˈdʒɑːb æd.vər.taɪz.mənt/

(noun) iş ilanı, iş reklamı

Örnek:

I saw a job advertisement for a marketing manager.
Bir pazarlama müdürü için iş ilanı gördüm.

interview

/ˈɪn.t̬ɚ.vjuː/

(noun) mülakat, röportaj;

(verb) mülakat yapmak, röportaj yapmak

Örnek:

She has an interview for a new job tomorrow.
Yarın yeni bir iş için mülakatı var.

recruiter

/rɪˈkruː.tɚ/

(noun) işe alım uzmanı, asker toplayan

Örnek:

The recruiter contacted me about a job opening.
İşe alım uzmanı bir iş ilanı hakkında benimle iletişime geçti.

recruitment

/rɪˈkruːt.mənt/

(noun) işe alım, askere alma

Örnek:

The company is investing heavily in its recruitment process.
Şirket, işe alım sürecine yoğun yatırım yapıyor.

application

/ˌæp.ləˈkeɪ.ʃən/

(noun) başvuru, uygulama, kullanım

Örnek:

I submitted my application for the new job.
Yeni iş için başvurumu yaptım.

CV

/ˌsiːˈviː/

(abbreviation) özgeçmiş, CV

Örnek:

Please attach your CV and cover letter to your application.
Lütfen başvurunuza özgeçmişinizi ve ön yazınızı ekleyin.

cover letter

/ˈkʌv.ər ˌlet.ər/

(noun) ön yazı, başvuru mektubu

Örnek:

Always include a cover letter with your job application.
İş başvurunuza her zaman bir ön yazı ekleyin.

candidate

/ˈkæn.dɪ.dət/

(noun) aday, sınav öğrencisi

Örnek:

She is a strong candidate for the job.
İş için güçlü bir aday.

qualification

/ˌkwɑː.lə.fəˈkeɪ.ʃən/

(noun) nitelik, diploma, yeterlilik

Örnek:

She has excellent academic qualifications.
Mükemmel akademik niteliklere sahip.

benefit

/ˈben.ə.fɪt/

(noun) fayda, yarar, avantaj;

(verb) fayda sağlamak, yararlanmak, avantaj sağlamak

Örnek:

The new policy will bring many benefits to the community.
Yeni politika topluma birçok fayda sağlayacak.

commission

/kəˈmɪʃ.ən/

(noun) görev, sipariş, komisyon;

(verb) sipariş vermek, görevlendirmek, hizmete sokmak

Örnek:

He received a commission to paint the mayor's portrait.
Belediye başkanının portresini yapmak için bir sipariş aldı.

bonus

/ˈboʊ.nəs/

(noun) bonus, ikramiye, ekstra

Örnek:

The employees received a generous bonus at the end of the year.
Çalışanlar yıl sonunda cömert bir ikramiye aldılar.

overtime

/ˈoʊ.vɚ.taɪm/

(noun) fazla mesai, ek süre, uzatma;

(adverb) fazla mesai, ek süreyle

Örnek:

He worked ten hours of overtime last week.
Geçen hafta on saat fazla mesai yaptı.

job offer

/ˈdʒɑːb ˌɔː.fər/

(noun) iş teklifi, iş önerisi

Örnek:

She received a fantastic job offer from a tech company.
Bir teknoloji şirketinden harika bir iş teklifi aldı.

rejection letter

/rɪˈdʒek.ʃən ˌlet.ər/

(noun) red mektubu

Örnek:

She received a rejection letter from her dream university.
Hayalindeki üniversiteden bir red mektubu aldı.

screening interview

/ˈskriːnɪŋ ˈɪntərˌvjuː/

(noun) ön görüşme, eleme mülakatı

Örnek:

The first step in the hiring process is a screening interview.
İşe alım sürecindeki ilk adım bir ön görüşmedir.

assessment center

/əˈses.mənt ˌsen.tər/

(noun) değerlendirme merkezi, assessment merkezi

Örnek:

Candidates spent a full day at the assessment center.
Adaylar tüm günü değerlendirme merkezinde geçirdi.

background check

/ˈbæk.ɡraʊnd ˌtʃek/

(noun) arka plan kontrolü, geçmiş araştırması

Örnek:

All new employees must undergo a background check.
Tüm yeni çalışanlar bir arka plan kontrolünden geçmelidir.

relocation package

/ˌriː.loʊˈkeɪ.ʃən ˌpæk.ɪdʒ/

(noun) taşınma paketi, yer değiştirme paketi

Örnek:

The company offered a generous relocation package to attract top talent.
Şirket, en iyi yetenekleri çekmek için cömert bir taşınma paketi sundu.

onboarding

/ˈɑːn.bɔːr.dɪŋ/

(noun) işe alım, oryantasyon

Örnek:

The company has a comprehensive onboarding program for all new hires.
Şirketin tüm yeni işe alımlar için kapsamlı bir işe alım programı var.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren