Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7) İçinde Hizmet ve Destek Kariyerleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7)' içinde 'Hizmet ve Destek Kariyerleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌpɝː.sən.əl əˈsɪs.tənt/
(noun) kişisel asistan, özel sekreter
Örnek:
My personal assistant handles all my appointments and travel arrangements.
Kişisel asistanım tüm randevularımı ve seyahat düzenlemelerimi halleder.
/bjuːˈtɪʃ.ən/
(noun) güzellik uzmanı, estetisyen
Örnek:
The beautician gave her a relaxing facial.
Güzellik uzmanı ona rahatlatıcı bir yüz bakımı yaptı.
/ˌkɑːz.məˈtɑː.lə.dʒɪst/
(noun) kozmetolog, güzellik uzmanı
Örnek:
My cosmetologist recommended a new hair treatment.
Kozmetologum yeni bir saç bakımı önerdi.
/ˈden.təl haɪˈdʒiː.nɪst/
(noun) diş hijyenisti, ağız hijyenisti
Örnek:
The dental hygienist gave me a thorough cleaning and flossing.
Diş hijyenisti bana kapsamlı bir temizlik ve diş ipi uygulaması yaptı.
/mæsˈɜːz/
(noun) masöz
Örnek:
The tired athlete booked an appointment with a masseuse to relieve muscle soreness.
Yorgun sporcu, kas ağrılarını gidermek için bir masöz ile randevu aldı.
/mæsˈɝː/
(noun) masör
Örnek:
The athlete visited a masseur to relieve muscle tension after the game.
Sporcu, maçtan sonra kas gerginliğini gidermek için bir masöre gitti.
/ˈmæn.ə.kjʊr.ɪst/
(noun) manikürcü
Örnek:
The manicurist carefully shaped her nails.
Manikürcü tırnaklarını dikkatlice şekillendirdi.
customer service representative
/ˈkʌstəmər ˈsɜːrvɪs ˌrɛprɪˈzɛntətɪv/
(noun) müşteri hizmetleri temsilcisi, müşteri temsilcisi
Örnek:
The customer service representative helped me resolve my issue quickly.
Müşteri hizmetleri temsilcisi sorunumu hızla çözmeme yardımcı oldu.
/ˈkerˌɡɪv.ɚ/
(noun) bakıcı, gözetmen
Örnek:
The elderly woman's caregiver helps her with daily tasks.
Yaşlı kadının bakıcısı günlük işlerinde ona yardım ediyor.
/ˈtræv.əl ˌeɪ.dʒənt/
(noun) seyahat acentesi, turizm acentesi
Örnek:
We booked our entire trip through a travel agent.
Tüm seyahatimizi bir seyahat acentesi aracılığıyla rezerve ettik.
/ˈtʊr ˌɡaɪd/
(noun) tur rehberi, rehber
Örnek:
Our tour guide led us through the ancient ruins.
Tur rehberimiz bizi antik kalıntılar arasında gezdirdi.
/ˈbɑːrˌten.dɚ/
(noun) barmen, bar görevlisi
Örnek:
The bartender quickly mixed a cocktail for the customer.
Barmen müşteriye hızla bir kokteyl hazırladı.
/ˈriː.teɪ.lɚ/
(noun) perakendeci, satıcı
Örnek:
The new clothing brand is partnering with several online retailers.
Yeni giyim markası, çeşitli çevrimiçi perakendecilerle işbirliği yapıyor.
/ˈhoʊ.stɪs/
(noun) ev sahibi kadın, hostes, karşılama görevlisi
Örnek:
The hostess greeted us warmly at the door.
Ev sahibi kadın bizi kapıda sıcak bir şekilde karşıladı.
/bɑːrˈiːs.tə/
(noun) barista, kahveci
Örnek:
The barista at my favorite coffee shop always remembers my order.
Favori kahve dükkanımdaki barista siparişimi her zaman hatırlar.
/sɪˈkjʊr.ə.t̬i ˌɡɑːrd/
(noun) güvenlik görevlisi, bekçi
Örnek:
The security guard checked our bags at the entrance.
Güvenlik görevlisi girişte çantalarımızı kontrol etti.