Avatar of Vocabulary Set Olumlu insan özellikleri

Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7) İçinde Olumlu insan özellikleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7)' içinde 'Olumlu insan özellikleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

persistent

/pɚˈsɪs.tənt/

(adjective) ısrarcı, inatçı, sürekli

Örnek:

She was persistent in her efforts to learn English.
İngilizce öğrenme çabalarında ısrarcıydı.

resilient

/rɪˈzɪl.jənt/

(adjective) esnek, dayanıklı, dirençli

Örnek:

The material is incredibly resilient and can withstand a lot of pressure.
Malzeme inanılmaz derecede esnek ve çok fazla basınca dayanabilir.

self-disciplined

/ˌselfˈdɪs.ə.plɪnd/

(adjective) öz disiplinli

Örnek:

She is a highly self-disciplined student who always completes her assignments on time.
O, ödevlerini her zaman zamanında tamamlayan, oldukça öz disiplinli bir öğrencidir.

self-aware

/ˌself əˈwer/

(adjective) öz farkındalığı olan, kendini bilen

Örnek:

Being self-aware helps you understand your strengths and weaknesses.
Öz farkındalığa sahip olmak, güçlü ve zayıf yönlerinizi anlamanıza yardımcı olur.

cooperative

/koʊˈɑː.pɚ.ə.t̬ɪv/

(adjective) işbirlikçi, kooperatif, yardımsever;

(noun) kooperatif

Örnek:

The project was a success due to the cooperative efforts of the team.
Proje, ekibin işbirlikçi çabaları sayesinde başarılı oldu.

appreciative

/əˈpriː.ʃə.t̬ɪv/

(adjective) minnettar, takdir eden, anlayışlı

Örnek:

She was very appreciative of the help.
Yardım için çok minnettardı.

enthusiastic

/ɪnˌθuː.ziˈæs.tɪk/

(adjective) hevesli, coşkulu

Örnek:

She was very enthusiastic about her new job.
Yeni işi konusunda çok hevesliydi.

decisive

/dɪˈsaɪ.sɪv/

(adjective) kararlı, kesin, belirleyici

Örnek:

A decisive leader is essential in times of crisis.
Kriz zamanlarında kararlı bir lider esastır.

empowering

/-ˈpaʊr.ɪŋ/

(adjective) güçlendirici, yetkilendirici, cesaretlendirici

Örnek:

Education is an empowering tool for women.
Eğitim, kadınlar için güçlendirici bir araçtır.

harmonious

/hɑːrˈmoʊ.ni.əs/

(adjective) uyumlu, ahenkli

Örnek:

The colors in the painting are very harmonious.
Resimdeki renkler çok uyumlu.

warm-hearted

/ˈwɔrmˌhɑr.tɪd/

(adjective) sıcakkanlı, cana yakın, sempatik

Örnek:

She's a very warm-hearted person who always helps others.
O, her zaman başkalarına yardım eden çok sıcakkanlı bir insan.

determined

/dɪˈtɝː.mɪnd/

(adjective) kararlı, azimli;

(verb) belirlenmiş, tespit edilmiş

Örnek:

She was determined to succeed.
Başarılı olmaya kararlıydı.

sympathetic

/ˌsɪm.pəˈθet̬.ɪk/

(adjective) sempatik, anlayışlı, destekleyici

Örnek:

She was very sympathetic when I told her about my loss.
Kaybımı anlattığımda çok sempatikti.

punctual

/ˈpʌŋk.tʃu.əl/

(adjective) dakik, zamanında

Örnek:

She is always very punctual for appointments.
Randevularına her zaman çok dakiktir.

lenient

/ˈliː.ni.ənt/

(adjective) hoşgörülü, müsamahakar, yumuşak

Örnek:

The judge was lenient with the young offender.
Yargıç genç suçluya karşı hoşgörülü davrandı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren