Avatar of Vocabulary Set Karmaşıklık

Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Karmaşıklık Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Karmaşıklık' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

complicated

/ˈkɑːm.plə.keɪ.t̬ɪd/

(adjective) karmaşık, komplike, anlaşılması zor

Örnek:

The instructions were too complicated for me to follow.
Talimatlar benim için çok karmaşıktı.

complex

/kɑːmˈpleks/

(adjective) karmaşık, kompleks, anlaşılması zor;

(noun) kompleks, binalar topluluğu, psikolojik sorun

Örnek:

The human brain is a highly complex organ.
İnsan beyni oldukça karmaşık bir organdır.

confusing

/kənˈfjuː.zɪŋ/

(adjective) kafa karıştırıcı, anlaşılması zor

Örnek:

The instructions were very confusing.
Talimatlar çok kafa karıştırıcıydı.

difficult

/ˈdɪf.ə.kəlt/

(adjective) zor, güç, sorunlu

Örnek:

The exam questions were very difficult.
Sınav soruları çok zordu.

puzzling

/ˈpʌz.əl.ɪŋ/

(adjective) kafa karıştırıcı, esrarengiz

Örnek:

The police found a puzzling note at the crime scene.
Polis suç mahallinde kafa karıştırıcı bir not buldu.

simple

/ˈsɪm.pəl/

(adjective) basit, kolay, sade;

(noun) basit, mütevazı

Örnek:

The instructions were very simple.
Talimatlar çok basitti.

easy

/ˈiː.zi/

(adjective) kolay, basit, rahat;

(adverb) kolayca, rahatça;

(exclamation) sakin ol, yavaşça

Örnek:

The test was surprisingly easy.
Sınav şaşırtıcı derecede kolaydı.

straightforward

/ˌstreɪtˈfɔːr.wɚd/

(adjective) basit, anlaşılır, dürüst

Örnek:

The instructions were very straightforward.
Talimatlar çok basitti.

uncomplicated

/ˌʌnˈkɑːm.plə.keɪ.t̬ɪd/

(adjective) basit, yalın

Örnek:

The instructions were uncomplicated and easy to follow.
Talimatlar basitti ve takip etmesi kolaydı.

basic

/ˈbeɪ.sɪk/

(adjective) temel, esas, sade

Örnek:

The basic principles of physics are taught in high school.
Fiziğin temel prensipleri lisede öğretilir.

elementary

/ˌel.əˈmen.t̬ɚ.i/

(adjective) temel, basit, ilkel

Örnek:

He has only an elementary understanding of physics.
Fizik hakkında sadece temel bir anlayışı var.

obvious

/ˈɑːb.vi.əs/

(adjective) açık, belli, aşikar

Örnek:

It was obvious that she was upset.
Üzgün olduğu açıktı.

clear

/klɪr/

(adjective) açık, net, berrak;

(verb) temizlemek, açmak, açılmak;

(adverb) tamamen, bütünüyle

Örnek:

The instructions were very clear.
Talimatlar çok açıktı.

understandable

/ˌʌn.dɚˈstæn.də.bəl/

(adjective) anlaşılır, kavranabilir, doğal

Örnek:

Her explanation was clear and understandable.
Açıklaması net ve anlaşılırdı.

comprehensible

/ˌkɑːm.prəˈhen.sə.bəl/

(adjective) anlaşılır, kavranabilir

Örnek:

The instructions were clear and comprehensible.
Talimatlar açık ve anlaşılırdı.

transparent

/trænˈsper.ənt/

(adjective) şeffaf, saydam, açık

Örnek:

The glass is completely transparent.
Cam tamamen şeffaf.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren