Avatar of Vocabulary Set Yönetmek

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Yönetmek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Yönetmek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

supervision

/ˌsuː.pɚˈvɪʒ.ən/

(noun) denetim, gözetim, nezaret

Örnek:

The project is under the supervision of a senior engineer.
Proje kıdemli bir mühendisin gözetimi altındadır.

collective

/kəˈlek.tɪv/

(adjective) ortak, toplu;

(noun) kolektif, topluluk

Örnek:

It was a collective effort by the whole team.
Tüm ekibin ortak çabasıydı.

conglomerate

/kənˈɡlɑː.mɚ.ət/

(noun) holding, şirketler grubu, birleşim;

(adjective) karma, birleşik, çeşitli;

(verb) birleştirmek, toplamak, harmanlamak

Örnek:

The new conglomerate owns businesses in media, finance, and technology.
Yeni holding medya, finans ve teknoloji alanlarında işletmelere sahip.

maladministration

/ˌmæl.ədˌmɪn.əˈstreɪ.ʃən/

(noun) kötü yönetim, yanlış idare

Örnek:

The report highlighted several cases of maladministration within the department.
Rapor, departman içindeki çeşitli kötü yönetim vakalarını vurguladı.

syndicate

/ˈsɪn.də.kət/

(noun) sendika, konsorsiyum;

(verb) sendikalaştırmak, dağıtmak

Örnek:

The crime syndicate was involved in illegal gambling.
Suç sendikası yasa dışı kumarla ilgiliydi.

consensus

/kənˈsen.səs/

(noun) fikir birliği, uzlaşma

Örnek:

There is a growing consensus among scientists that climate change is real.
Bilim insanları arasında iklim değişikliğinin gerçek olduğu konusunda artan bir fikir birliği var.

directive

/daɪˈrek.tɪv/

(noun) yönerge, talimat, emir;

(adjective) yönlendirici, talimat veren

Örnek:

The manager issued a directive to all employees regarding the new policy.
Yönetici, yeni politika hakkında tüm çalışanlara bir yönerge yayınladı.

headquarters

/ˈhedˌkwɔːr.t̬ɚz/

(noun) merkez, karargah, genel merkez

Örnek:

The company's headquarters is located in New York City.
Şirketin merkez ofisi New York şehrinde bulunuyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren