IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Bilim Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Bilim' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ɪkˈsper.ə.mənt/
(noun) deney, tecrübe, girişim;
(verb) deney yapmak, tecrübe etmek
Örnek:
The scientists conducted an experiment to test their new theory.
Bilim insanları yeni teorilerini test etmek için bir deney yaptılar.
/ˈfɔːr.mjə.lə/
(noun) formül, denklem, bileşim
Örnek:
The formula for the area of a circle is πr².
Bir dairenin alanının formülü πr²'dir.
/saɪˈkɑː.lə.dʒi/
(noun) psikoloji, zihniyet
Örnek:
She is studying psychology at university.
Üniversitede psikoloji okuyor.
/dɪˈskʌv.ɚ.i/
(noun) keşif, buluntu, keşfedilen şey
Örnek:
The discovery of penicillin revolutionized medicine.
Penisilinin keşfi tıpta devrim yarattı.
/ɪnˌves.təˈɡeɪ.ʃən/
(noun) soruşturma, araştırma, inceleme
Örnek:
The police launched an investigation into the robbery.
Polis soygunla ilgili bir soruşturma başlattı.
/stəˈtɪs·tɪks/
(noun) istatistik, istatistiksel veri
Örnek:
She is studying statistics at university.
Üniversitede istatistik okuyor.
/fiːld/
(noun) tarla, saha, alan;
(verb) yanıtlamak, karşılamak
Örnek:
The farmer walked across the field to check on his crops.
Çiftçi, ekinlerini kontrol etmek için tarlanın karşısına yürüdü.
/dʒəˈnet̬.ɪks/
(noun) genetik
Örnek:
Modern genetics has revolutionized our understanding of diseases.
Modern genetik, hastalıklar hakkındaki anlayışımızı devrim niteliğinde değiştirdi.
/ˌiː.kəˈnɑː.mɪks/
(noun) ekonomi, iktisat, ekonomik koşullar
Örnek:
She is studying economics at university.
Üniversitede ekonomi okuyor.
/dʒiˈɑː.ɡrə.fi/
(noun) coğrafya
Örnek:
She is studying geography at university.
Üniversitede coğrafya okuyor.
/lɪŋˈɡwɪs.tɪks/
(noun) dilbilim
Örnek:
She is pursuing a degree in linguistics.
Dilbilim alanında bir derece peşinde koşuyor.
/ˌen.dʒɪˈnɪr.ɪŋ/
(noun) mühendislik, mühendislik mesleği
Örnek:
She is studying civil engineering at university.
Üniversitede inşaat mühendisliği okuyor.
/baɪˈɑː.lə.dʒi/
(noun) biyoloji, yaşam süreçleri
Örnek:
She is studying biology at university.
Üniversitede biyoloji okuyor.
/ˈkem.ə.stri/
(noun) kimya, uyum
Örnek:
She is studying chemistry at university.
Üniversitede kimya okuyor.
/ˈfɪz.ɪks/
(noun) fizik
Örnek:
She is studying physics at university.
Üniversitede fizik okuyor.
/əˈstrɑː.nə.mi/
(noun) astronomi
Örnek:
She is studying astronomy at the university.
Üniversitede astronomi okuyor.
/dʒiˈɑː.lə.dʒi/
(noun) jeoloji
Örnek:
She is studying geology at the university.
Üniversitede jeoloji okuyor.