Avatar of Vocabulary Set Edebiyat

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Edebiyat Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Edebiyat' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

novelist

/ˈnɑː.və.ɪst/

(noun) romancı, roman yazarı

Örnek:

She is a renowned novelist, famous for her historical fiction.
Tarihi kurgularıyla ünlü, tanınmış bir romancıdır.

novel

/ˈnɑː.vəl/

(noun) roman;

(adjective) yeni, özgün, alışılmadık

Örnek:

She spent her evenings reading a historical novel.
Akşamlarını tarihi bir roman okuyarak geçirdi.

poem

/ˈpoʊ.əm/

(noun) şiir, nazım

Örnek:

She wrote a beautiful poem about nature.
Doğa hakkında güzel bir şiir yazdı.

play

/pleɪ/

(verb) oynamak, canlandırmak, çalmak;

(noun) oyun, piyes, eğlence

Örnek:

The children are playing in the park.
Çocuklar parkta oynuyor.

prose

/proʊz/

(noun) nesir;

(verb) sıkıcı konuşmak, nesirle konuşmak

Örnek:

She writes beautiful prose.
Güzel nesir yazıyor.

verse

/vɝːs/

(noun) dize, kıta, ayet;

(verb) şiir yazmak, dizelemek

Örnek:

The poet wrote a beautiful verse about nature.
Şair doğa hakkında güzel bir dize yazdı.

fiction

/ˈfɪk.ʃən/

(noun) kurgu, edebi kurgu, uydurma

Örnek:

She prefers reading fiction to non-fiction.
Kurgu dışı yerine kurgu okumayı tercih ediyor.

non-fiction

/ˌnɑːnˈfɪk.ʃən/

(noun) kurgusal olmayan, gerçekçi edebiyat;

(adjective) kurgusal olmayan, gerçeklere dayalı

Örnek:

I prefer reading non-fiction books to novels.
Romanlara göre kurgusal olmayan kitapları okumayı tercih ederim.

biography

/baɪˈɑː.ɡrə.fi/

(noun) biyografi, yaşam öyküsü

Örnek:

She is writing a biography of a famous artist.
Ünlü bir sanatçının biyografisini yazıyor.

autobiography

/ˌɑː.t̬ə.baɪˈɑː.ɡrə.fi/

(noun) otobiyografi

Örnek:

She decided to write her autobiography after retiring from her long career.
Uzun kariyerinden emekli olduktan sonra otobiyografisini yazmaya karar verdi.

short story

/ˌʃɔːrt ˈstɔːr.i/

(noun) kısa öykü, hikaye

Örnek:

She enjoys reading classic short stories by Edgar Allan Poe.
Edgar Allan Poe'nun klasik kısa öykülerini okumaktan hoşlanır.

tragedy

/ˈtrædʒ.ə.di/

(noun) trajedi, felaket, trajik oyun

Örnek:

The earthquake was a terrible tragedy for the region.
Deprem bölge için korkunç bir trajediydi.

comedy

/ˈkɑː.mə.di/

(noun) komedi, mizah, komedi filmi

Örnek:

The stand-up comedy show was hilarious.
Stand-up komedi gösterisi çok komikti.

mystery

/ˈmɪs.tɚ.i/

(noun) gizem, sır, polisiye

Örnek:

The disappearance of the ancient civilization remains a mystery.
Antik uygarlığın ortadan kaybolması bir gizem olmaya devam ediyor.

narrator

/ˈner.eɪ.t̬ɚ/

(noun) anlatıcı, hikayeci

Örnek:

The story is told from the perspective of an unreliable narrator.
Hikaye, güvenilmez bir anlatıcının bakış açısından anlatılıyor.

essayist

/ˈes.eɪ.ɪst/

(noun) deneme yazarı

Örnek:

The renowned essayist delivered a captivating lecture on modern literature.
Ünlü deneme yazarı, modern edebiyat üzerine büyüleyici bir ders verdi.

baddy

/ˈbæd.i/

(noun) kötü adam, hain

Örnek:

In the movie, the baddy always wears a black hat.
Filmde kötü adam her zaman siyah şapka takar.

goody

/ˈɡʊd.i/

(noun) lezzetli şey, ikram, iyi insan

Örnek:

The children eagerly reached for the goodies in the treat bag.
Çocuklar ikram çantasındaki lezzetli şeylere hevesle uzandı.

poetry

/ˈpoʊ.ə.tri/

(noun) şiir, nazım, şiirsellik

Örnek:

She enjoys reading modern poetry.
Modern şiir okumayı sever.

poet

/ˈpoʊ.ət/

(noun) şair

Örnek:

William Shakespeare is considered one of the greatest poets in the English language.
William Shakespeare, İngiliz dilinin en büyük şairlerinden biri olarak kabul edilir.

rhyme

/raɪm/

(noun) kafiye, uyak;

(verb) kafiyelemek, uyaklamak

Örnek:

The poem used a simple AABB rhyme scheme.
Şiir basit bir AABB kafiye şeması kullandı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren