'Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Hayatta Kalmak, Dayanmak veya Deneyimlemek (Through) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Back', 'Through', 'With', 'At', & 'By' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Hayatta Kalmak, Dayanmak veya Deneyimlemek (Through)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /kʌm θruː/
(phrasal verb) atlatmak, üstesinden gelmek, ortaya çıkmak
Örnek:
She came through the surgery well.
Ameliyatı iyi atlattı.
/ɡet θruː/
(phrasal verb) atlatmak, üstesinden gelmek, ulaşmak
Örnek:
I don't know how I'm going to get through this week.
Bu haftayı nasıl atlatacağımı bilmiyorum.
/ɡoʊ θruː/
(phrasal verb) geçirmek, yaşamak, atlatmak
Örnek:
She had to go through a lot of pain after the accident.
Kazadan sonra çok acı çekmek zorunda kaldı.
/lɪv θruː/
(phrasal verb) atlatmak, yaşayıp görmek
Örnek:
She managed to live through the war and tell her story.
Savaşı atlatmayı başardı ve hikayesini anlattı.
/pæs θruː/
(phrasal verb) geçmek, içinden geçmek, onaylanmak
Örnek:
We had to pass through security at the airport.
Havaalanında güvenlikten geçmek zorunda kaldık.
/pʊl θruː/
(phrasal verb) iyileşmek, atlatmak, üstesinden gelmek
Örnek:
The doctors are hopeful he will pull through.
Doktorlar onun iyileşeceğini umuyor.
/rʌn θruː/
(phrasal verb) gözden geçirmek, hızlıca kontrol etmek, tüketmek
Örnek:
Let's run through the presentation one more time.
Sunumu bir kez daha gözden geçirelim.
/sɪt θruː/
(phrasal verb) dinlemek zorunda kalmak, izlemek zorunda kalmak, katlanmak
Örnek:
I had to sit through a three-hour lecture on ancient history.
Üç saatlik antik tarih dersini dinlemek zorunda kaldım.