Zaman İçinde Sıklık Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Zaman' içinde 'Sıklık' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /deɪ ænd naɪt/
(idiom) gece gündüz, sürekli
Örnek:
He worked day and night to finish the project on time.
Projeyi zamanında bitirmek için gece gündüz çalıştı.
/æt ɔl ˈaʊərz/
(idiom) her saat, gece gündüz
Örnek:
He calls me at all hours, even in the middle of the night.
Beni her saat arar, hatta gecenin bir yarısı bile.
/frʌm deɪ tə deɪ/
(idiom) günübirlik, günden güne, değişken
Örnek:
We're living from day to day, not knowing what tomorrow brings.
Günübirlik yaşıyoruz, yarının ne getireceğini bilmeden.
/naɪn taɪmz aʊt əv tɛn/
(idiom) on defanın dokuzunda, neredeyse her zaman
Örnek:
Nine times out of ten, he's late for meetings.
On defanın dokuzunda toplantılara geç kalır.
/ɔf ænd ɑn/
(adverb) aralıklı olarak, bir ayrılıp bir barışarak
Örnek:
It rained off and on all day.
Bütün gün aralıklı olarak yağmur yağdı.
/wʌns ɪn ə bluː muːn/
(idiom) çok nadiren, kırk yılda bir
Örnek:
I only see my old college friends once in a blue moon.
Eski üniversite arkadaşlarımla çok nadiren görüşürüm.
/wʌns ɪn ə ˈlaɪfˌtaɪm/
(idiom) hayatta bir kez, eşsiz
Örnek:
Seeing the total solar eclipse was a once in a lifetime experience.
Tam güneş tutulmasını görmek hayatta bir kez yaşanacak bir deneyimdi.
/ɪn wʌn fɛl swuːp/
(idiom) bir çırpıda, tek seferde
Örnek:
He lost all his money in one fell swoop.
Tüm parasını bir çırpıda kaybetti.
/ˌtwen.t̬i.fɔːrˈsev.ən/
(adverb) yirmi dört saat, haftanın yedi günü, sürekli;
(adjective) yirmi dört saat, haftanın yedi günü, sürekli çalışan
Örnek:
Our customer service is available twenty-four seven.
Müşteri hizmetlerimiz yirmi dört saat, haftanın yedi günü hizmetinizdedir.
/taɪm ˈæftər taɪm/
(idiom) defalarca, tekrar tekrar
Örnek:
He made the same mistake time after time.
Aynı hatayı defalarca yaptı.
/əz ˈrɛɡjələr əz ˈklɑːkˌwɜːrk/
(idiom) saat gibi, düzenli olarak
Örnek:
The bus arrives as regular as clockwork every morning.
Otobüs her sabah saat gibi gelir.