Zaman İçinde Süreklilik Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Zaman' içinde 'Süreklilik' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /frʌm ðə ˈkreɪdl tu ðə ɡreɪv/
(idiom) beşikten mezara kadar, hayat boyu
Örnek:
He was a loyal fan of the team from the cradle to the grave.
Takımın beşikten mezara kadar sadık bir taraftarıydı.
/ˈdɑŋ.kiz jɪərz/
(idiom) yıllardır, çok uzun zaman
Örnek:
I haven't seen him in donkey's years.
Onu yıllardır görmedim.
/ɡoʊ bæk ə lɔŋ weɪ/
(idiom) uzun bir geçmişe dayanmak, uzun zamandır tanışmak
Örnek:
My best friend and I go back a long way; we've known each other since kindergarten.
En iyi arkadaşım ve ben uzun zamandır tanışıyoruz; anaokulundan beri birbirimizi tanıyoruz.
/laɪk ˈklɑːk.wɜːrk/
(idiom) saat gibi, kusursuz bir düzenle
Örnek:
Every morning, the train arrives like clockwork at 7:00 AM.
Her sabah tren saat gibi sabah 7:00'de gelir.
/əˈraʊnd ðə ˈklɑːk/
(phrase) yirmi dört saat, gece gündüz
Örnek:
The hospital provides care around the clock.
Hastane yirmi dört saat hizmet vermektedir.
/fɪts ənd stɑrts/
(idiom) kesintili, düzensiz
Örnek:
The construction project progressed in fits and starts due to funding issues.
Finansman sorunları nedeniyle inşaat projesi kesintili ilerledi.
/deɪ ɪn deɪ aʊt/
(idiom) her gün, sürekli
Örnek:
He does the same boring job day in day out.
Aynı sıkıcı işi her gün yapıyor.