Miktar / Hacim İçinde Hız Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Miktar / Hacim' içinde 'Hız' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈnaɪn.tiːn tə ðə ˈdʌz.ən/
(idiom) durmaksızın, çok hızlı
Örnek:
She was talking nineteen to the dozen about her new job.
Yeni işi hakkında durmaksızın konuşuyordu.
/əz sloʊ əz məˈlæsɪz/
(idiom) pek yavaş, çok yavaş
Örnek:
The old computer runs as slow as molasses.
Eski bilgisayar pek yavaş çalışıyor.
/baɪ liːps ænd baʊndz/
(idiom) hızla, büyük adımlarla
Örnek:
The company's profits grew by leaps and bounds this quarter.
Şirketin karları bu çeyrekte hızla arttı.
/ˌfæst ən ˈfjʊr.i.əs/
(idiom) hızlı ve öfkeli, yoğun ve tempolu
Örnek:
The action in the movie was fast and furious.
Filmdeki aksiyon hızlı ve öfkeliydi.
/laɪk ɡriːst ˈlaɪt.nɪŋ/
(idiom) şimşek gibi, çok hızlı
Örnek:
When the bell rang, the children ran out of the school like greased lightning.
Zil çaldığında, çocuklar okuldan şimşek gibi fırladı.
/laɪk ə bæt aʊt əv hɛl/
(idiom) cehennemden çıkmış gibi, çok hızlı
Örnek:
When the alarm went off, he ran out of the building like a bat out of hell.
Alarm çaldığında, binadan cehennemden çıkmış gibi fırladı.
/laɪk ðə wɪnd/
(idiom) rüzgar gibi, çok hızlı
Örnek:
The thief ran away like the wind after grabbing the bag.
Hırsız çantayı kaptıktan sonra rüzgar gibi kaçtı.
/ˌtʌtʃ.ənˈɡoʊ/
(adjective) kritik, belirsiz, riskli
Örnek:
The patient's condition was touch-and-go for several days.
Hastanın durumu birkaç gün kritikti.
/ˌhel fər ˈleðər/
(idiom) can havliyle, son hızla
Örnek:
When the alarm sounded, everyone ran hell for leather out of the building.
Alarm çaldığında, herkes can havliyle binadan dışarı koştu.