Bileşik zarf İçinde Karşıtlığı göster Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Bileşik zarf' içinde 'Karşıtlığı göster' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /əˈɡenst ɔːl ɑːdz/
(idiom) tüm olumsuzluklara rağmen, her şeye rağmen
Örnek:
Against all odds, the small team won the championship.
Tüm olumsuzluklara rağmen, küçük takım şampiyonluğu kazandı.
/æt ˈen.i reɪt/
(idiom) her halükarda, ne olursa olsun, en azından
Örnek:
It might rain, but at any rate, we'll have fun.
Yağmur yağabilir, ama her halükarda eğleneceğiz.
/ɪn ˈkɑːntræst/
(phrase) buna karşılık, aksine
Örnek:
The old system was slow and inefficient. In contrast, the new system is fast and reliable.
Eski sistem yavaş ve verimsizdi. Buna karşılık, yeni sistem hızlı ve güvenilir.
/ɑn ðə ˈkɑntreri/
(phrase) aksine, tam tersine
Örnek:
“You didn’t like the movie, did you?” “On the contrary, I loved it!”
“Filmi beğenmedin, değil mi?” “Aksine, bayıldım!”
on the one hand...on the other hand
/ɑːn ðə wʌn hænd... ɑːn ðɪ ˈʌðər hænd/
(phrase) bir yandan... diğer yandan
Örnek:
On the one hand, I'd love to go on vacation, but on the other hand, I need to save money.
Bir yandan tatile gitmeyi çok isterim, ama diğer yandan para biriktirmem gerekiyor.
/ɑn ði ˈʌð.ər ˈhænd/
(phrase) öte yandan, diğer taraftan
Örnek:
The job is well-paid; on the other hand, it involves a lot of travel.
İş iyi maaşlı; öte yandan, çok seyahat gerektiriyor.
/ɪn ˈrɛtrəˌspɛkt/
(phrase) geriye dönüp bakınca, retrospektif olarak
Örnek:
In retrospect, I should have taken that job offer.
Geriye dönüp bakınca, o iş teklifini kabul etmeliydim.