Diğer Fiillerle Sabit İfadeler İçinde Çatışma ve Çözüm Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Diğer Fiillerle Sabit İfadeler' içinde 'Çatışma ve Çözüm' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /kæst daʊt ɑːn/
(phrase) şüphe düşürmek, kuşku uyandırmak
Örnek:
The new evidence cast doubt on the witness's testimony.
Yeni kanıtlar tanığın ifadesine şüphe düşürdü.
/pɪk ə ˈfaɪt/ˈkwɔːr.əl/
(idiom) kavga çıkarmak, tartışma başlatmak
Örnek:
He's always trying to pick a fight with his brother.
Her zaman kardeşiyle kavga çıkarmaya çalışıyor.
/sprɪŋ ə træp/
(phrase) tuzak kurmak, tuzağı harekete geçirmek
Örnek:
The hunter carefully set the snare, hoping to spring a trap for the rabbit.
Avcı, tavşan için bir tuzak kurmak umuduyla tuzağı dikkatlice kurdu.
/peɪl ɪn kəmˈpær.ɪ.sən/
(idiom) sönük kalmak, gölgede kalmak
Örnek:
His achievements pale in comparison to hers.
Onun başarıları, kendisininkilerle karşılaştırıldığında sönük kalır.
/peɪl ˌɪntuː ɪnsɪɡˈnɪfɪkəns/
(idiom) önemsiz kalmak, gölgede kalmak
Örnek:
His previous achievements pale into insignificance compared to his latest discovery.
Önceki başarıları, son keşfinin yanında önemsiz kalıyor.
/liːd ˌsʌmbədi əˈstreɪ/
(idiom) birini yoldan çıkarmak, birini yanlış yola sevk etmek
Örnek:
Bad company can lead somebody astray.
Kötü arkadaşlık birini yoldan çıkarabilir.