Oxford 5000 - B2 İçinde Oxford 5000 - B2 - V Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 5000 - B2' içinde 'Oxford 5000 - B2 - V Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈvæl.ɪd/
(adjective) geçerli, mantıklı, haklı
Örnek:
The argument he presented was logically valid.
Sunduğu argüman mantıksal olarak geçerliydi.
/ˌver.iˈeɪ.ʃən/
(noun) varyasyon, değişim, farklılık
Örnek:
There is a wide variation in prices for similar products.
Benzer ürünlerin fiyatlarında büyük bir farklılık var.
/ˈvɝː.t̬ə.kəl/
(adjective) dikey, düşey;
(noun) dikey, düşey çizgi
Örnek:
The pole stood perfectly vertical.
Direk tamamen dikey duruyordu.
/ˈvjuː.pɔɪnt/
(noun) bakış açısı, görüş, bakış noktası
Örnek:
From my viewpoint, the decision was fair.
Benim bakış açımdan, karar adildi.
/ˈviː.zə/
(noun) vize;
(verb) vizelemek, vize vermek;
(trademark) Visa, Visa kartı
Örnek:
I need to apply for a visa to travel to that country.
O ülkeye seyahat etmek için vize başvurusu yapmam gerekiyor.
/ˈvɪz.ə.bəl/
(adjective) görünür, belli, belirgin
Örnek:
The moon was clearly visible in the night sky.
Ay gece gökyüzünde açıkça görünüyordu.
/ˈvɑː.lən.ter.i/
(adjective) gönüllü, isteğe bağlı, istemli;
(noun) gönüllü
Örnek:
She made a voluntary donation to the charity.
Hayır kurumuna gönüllü bir bağışta bulundu.
/ˈvoʊ.t̬ɪŋ/
(noun) oylama, oy verme;
(adjective) oylama, seçim;
(verb) oy kullanmak
Örnek:
The voting process was smooth and efficient.
Oy verme süreci sorunsuz ve verimliydi.