En Sık Kullanılan 500 İngilizce Fiil İçinde Top 151 - 175 Verbs Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'En Sık Kullanılan 500 İngilizce Fiil' içinde 'Top 151 - 175 Verbs' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) kalmak, geriye kalmak, sürdürmek;
(noun) kalıntı, artık
Örnek:
(noun) yüz, kadran, yüzey;
(verb) yüzleşmek, karşılaşmak, bakmak
Örnek:
(noun) ayı;
(verb) taşımak, dayanmak, doğurmak
Örnek:
(noun) hayranlık, harika, mucize;
(verb) merak etmek, şaşırmak, hayran kalmak
Örnek:
(noun) çalışma, öğrenme, çalışma odası;
(verb) çalışmak, öğrenmek, incelemek
Örnek:
(verb) başvurmak, müracaat etmek, sürmek
Örnek:
(verb) yönetmek, idare etmek, başarmak
Örnek:
(verb) azaltmak, indirmek, küçültmek
Örnek:
(verb) uyarlamak, adapte etmek, uyum sağlamak
Örnek:
(verb) seyahat etmek, gitmek, ilerlemek;
(noun) seyahat, yolculuk
Örnek:
(noun) isim, ad, itibar;
(verb) adlandırmak, isimlendirmek
Örnek:
(verb) önermek, tavsiye etmek, ima etmek
Örnek:
(verb) kaldırmak, çıkarmak, gidermek
Örnek:
(verb) pişirmek, yemek yapmak;
(noun) aşçı, yemekçi
Örnek:
(verb) karşılamak, ağırlamak;
(exclamation) hoş geldin, rica ederim;
(adjective) hoş karşılanan, memnuniyetle karşılanan;
(noun) karşılama, ağırlama
Örnek:
(verb) geliştirmek, iyileştirmek
Örnek:
(noun) kontrol, denetim, kumanda;
(verb) kontrol etmek, yönetmek, kısıtlamak
Örnek:
(verb) karşılaştırmak, kıyaslanmak, benzer olmak
Örnek:
(noun) içecek, yudum, içki;
(verb) içmek, alkol almak, içki içmek
Örnek:
(noun) deneyim, olay;
(verb) deneyimlemek, yaşamak
Örnek:
(noun) test, deneme, sınav;
(verb) test etmek, denemek, sınamak
Örnek:
(verb) taşımak, götürmek, içermek;
(noun) menzil, uçuş mesafesi
Örnek:
(verb) dönmek, iade etmek, geri aramak;
(noun) dönüş, iade, getiri
Örnek:
(verb) davranmak, muamele etmek, işlemek;
(noun) keyif, ödül, ikram
Örnek:
(verb) endişelenmek, endişelendirmek, rahatsız etmek;
(noun) endişe, kaygı
Örnek: