C1 Seviyesi İçinde C1 - Alışveriş Yapana Kadar! Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'C1 Seviyesi' içinde 'C1 - Alışveriş Yapana Kadar!' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) barkod
Örnek:
(noun) fiyat etiketi, etiket, bedel
Örnek:
(noun) butik, moda mağazası, uzmanlaşmış;
(adjective) butik, özel
Örnek:
(noun) soyunma odası, kulise, soyunma kabini
Örnek:
(noun) raf, askı, işkence;
(verb) işkence etmek, eziyet etmek, zorlamak
Örnek:
(noun) nakit iadesi, geri ödeme;
(adjective) nakit iadesi, geri ödeme
Örnek:
(verb) kaydetmek, kayıt altına almak, göstermek;
(noun) kayıt, liste, yazar kasa
Örnek:
(adjective) güvenli, emniyetli, zararsız;
(noun) kasa, çelik kasa
Örnek:
(abbreviation) CCTV, kapalı devre televizyon
Örnek:
(noun) fırsat, kelepçe, anlaşma;
(verb) pazarlık etmek, anlaşmak
Örnek:
(verb) takas etmek, değiş tokuş etmek;
(noun) takas, değiş tokuş
Örnek:
(verb) dolaşmak, göz gezdirmek, incelemek;
(noun) göz gezdirme, dolaşma
Örnek:
(verb) fiyat karşılaştırması yapmak, karşılaştırmalı alışveriş yapmak
Örnek:
(noun) perakende, perakendecilik;
(verb) perakende satmak, satmak;
(adjective) perakende, perakendecilikle ilgili
Örnek:
(adverb) toptan, toptan satış, tamamen;
(adjective) toptan;
(noun) toptan satış, toptancılık
Örnek:
(phrasal verb) tükenmek, hepsini satmak, ihanet etmek
Örnek:
(noun) zincir mağaza, mağaza zinciri
Örnek:
(noun) bakkal, market
Örnek:
(noun) şarküteri, deli
Örnek:
(noun) büfe, kiosk, bilgi kiosku
Örnek:
(noun) priz, elektrik çıkışı, satış noktası
Örnek:
(noun) çiçekçi, florist
Örnek:
(noun) bakkal, gıda satıcısı
Örnek:
(noun) kırtasiyeci, kitapçı
Örnek:
(noun) tüketicilik, tüketici haklarını koruma, tüketimcilik
Örnek:
(noun) alışverişkolik, alışveriş bağımlısı
Örnek:
(adjective) gümrüksüz, vergisiz;
(adverb) gümrüksüz, vergisiz
Örnek:
(noun) işlem, ticari anlaşma, yürütme
Örnek:
(phrase) indirimde, kampanyalı, satışta
Örnek:
(noun) ön sipariş;
(verb) ön sipariş vermek
Örnek:
(noun) promosyon, tanıtım, terfi
Örnek:
(noun) kupon, fiş, makbuz;
(verb) doğrulamak, onaylamak
Örnek:
(adverb) yarı fiyatına;
(adjective) yarı fiyatına
Örnek:
(noun) yaya trafiği, yaya yoğunluğu
Örnek: