B2 Seviyesi İçinde B2 - Naçizane Fikrimce Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B2 Seviyesi' içinde 'B2 - Naçizane Fikrimce' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) anlatım, rapor, açıklama;
(verb) saymak, açıklamak
Örnek:
(verb) onaylamak, tasdik etmek, beğenmek
Örnek:
(noun) onay, tasvip, rıza
Örnek:
(verb) değerlendirmek, tahmin etmek, belirlemek
Örnek:
(noun) değerlendirme, tahmin, tahakkuk
Örnek:
(verb) ilişkilendirmek, bağlantı kurmak, katılmak;
(noun) ortak, iş arkadaşı;
(adjective) ön lisans, doçent
Örnek:
(verb) varsaymak, farz etmek, takınmak
Örnek:
(noun) durum, vaka, kutu;
(verb) kılıfına koymak, kaplamak, gözlemlemek
Örnek:
(noun) sağduyu, ortak akıl
Örnek:
(noun) çatışma, anlaşmazlık, uyuşmazlık;
(verb) çelişmek, çatışmak, uyuşmamak
Örnek:
(noun) tahmin, değerlendirme;
(verb) tahmin etmek, değer biçmek
Örnek:
(noun) tartışma, ihtilaf, anlaşmazlık
Örnek:
(adjective) tartışmalı, ihtilaflı
Örnek:
(adjective) tutarlı, istikrarlı, sabit
Örnek:
(adverb) ayrıca, üstelik
Örnek:
(noun) forum, platform, meydan
Örnek:
(noun) karşı argüman, çürütme
Örnek:
(noun) anlaşmazlık, tartışma, uyuşmazlık
Örnek:
(noun) olay, vaka, çatışma
Örnek:
(verb) eleştirmek, kınamak, analiz etmek
Örnek:
(noun) tartışma, münazara;
(verb) tartışmak, münazara etmek
Örnek:
(verb) savunmak, korumak, desteklemek
Örnek:
(verb) farklı olmak, ayrılmak, ayrışmak
Örnek:
(verb) bölmek, ayırmak;
(noun) ayrım, sınır
Örnek:
(verb) vurgulamak, altını çizmek
Örnek:
(phrasal verb) tartışmak, arası bozulmak, sonuçlanmak
Örnek:
(verb) uymak, oturmak, yakışmak;
(noun) uyum, kalıp, nöbet;
(adjective) formda, sağlıklı, uygun
Örnek:
(verb) tutmak, taşımak, alıkoymak;
(noun) tutuş, kavrama, bekleme
Örnek:
(verb) çıkarmak, sonuç çıkarmak
Örnek:
(verb) takdir etmek, değerini bilmek, anlamak
Örnek:
(noun) çıkarım, sonuç, varsayım
Örnek:
(phrase) bana göre, benim açımdan
Örnek:
(idiom) bir sorun yaşamak, onaylamamak, zorluk çekmek
Örnek:
(phrase) bana sorarsan, benim fikrimce
Örnek: