B1 Seviyesi İçinde B1 - Sosyal Konular Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B1 Seviyesi' içinde 'B1 - Sosyal Konular' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) sosyal, cana yakın;
(noun) sosyal etkinlik, toplantı
Örnek:
(adjective) ırksal
Örnek:
(adjective) doğru, haklı, sağ;
(adverb) sağa, hemen, doğrudan;
(noun) hak, haklar, sağ;
(verb) düzeltmek, doğrultmak;
(interjection) tamam, değil mi
Örnek:
(adjective) yanlış, hatalı, haksız;
(adverb) yanlış, hatalı;
(noun) yanlış, haksızlık;
(verb) haksızlık etmek, yanlış yapmak
Örnek:
(noun) bağımlılık
Örnek:
(noun) kötüye kullanım, istismar, kötü muamele;
(verb) kötüye kullanmak, istismar etmek, kötü muamele etmek
Örnek:
(noun) farkındalık, bilinç
Örnek:
(noun) zorbalık, kabadayılık;
(verb) zorbalık yapmak, kabadayılık etmek
Örnek:
(noun) yolsuzluk, rüşvet, bozulma
Örnek:
(noun) kriz, buhran, dönüm noktası
Örnek:
(noun) eşitlik, denklik
Örnek:
(noun) özgürlük, serbestlik, tahliye
Örnek:
(noun) cinsiyet farkı, toplumsal cinsiyet açığı
Örnek:
(noun) evsizlik
Örnek:
(noun) göç, iltica, göçmenlik bürosu
Örnek:
(noun) konu, mesele, sorun;
(verb) çıkarmak, dağıtmak, yayımlamak
Örnek:
(noun) beslenme yetersizliği, malnütrisyon
Örnek:
(noun) obezite, şişmanlık
Örnek:
(noun) aşırı nüfus, nüfus fazlalığı
Örnek:
(noun) akran baskısı, grup baskısı
Örnek:
(noun) yoksulluk, fakirlik, eksiklik
Örnek:
(noun) ırkçılık
Örnek:
(noun) güvenlik, emniyet, koruma
Örnek:
(noun) cinsiyetçilik, cinsiyet ayrımcılığı
Örnek:
(noun) sıkıntı, eksiklik
Örnek:
(noun) modern kölelik
Örnek:
(noun) sosyal eşitsizlik
Örnek:
(noun) istikrar, dayanıklılık, denge
Örnek:
(noun) sosyal hizmet, sosyal hizmetler
Örnek:
(noun) refah, esenlik, sosyal yardım
Örnek:
(noun) protesto, itiraz;
(verb) protesto etmek, itiraz etmek
Örnek:
(noun) ilaç, tıbbi madde, uyuşturucu;
(verb) uyuşturmak, ilaç vermek
Örnek:
(noun) hasar, zarar, tazminat;
(verb) hasar vermek, zarar vermek
Örnek: