Avatar of Vocabulary Set Güzellik Endüstrisindeki Yerler

Kişisel Bakım İçinde Güzellik Endüstrisindeki Yerler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Kişisel Bakım' içinde 'Güzellik Endüstrisindeki Yerler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

barbershop

/ˈbɑːr.bɚ.ʃɑːp/

(noun) berber dükkanı, berber

Örnek:

He went to the barbershop for a fresh haircut.
Yeni bir saç kesimi için berbere gitti.

salon

/səˈlɑːn/

(noun) salon, güzellik salonu, misafir odası

Örnek:

She went to the beauty salon to get her hair done.
Saçını yaptırmak için güzellik salonuna gitti.

beauty salon

/ˈbjuː.ti ˌsæl.ɑːn/

(noun) güzellik salonu, estetik merkezi

Örnek:

She spent the afternoon at the beauty salon getting a new hairstyle.
Öğleden sonrayı güzellik salonunda yeni bir saç modeli yaptırarak geçirdi.

parlor

/ˈpɑːr.lɚ/

(noun) salon, oturma odası, dükkan

Örnek:

We gathered in the parlor for an evening of conversation.
Sohbet etmek için salonda toplandık.

beauty parlor

/ˈbjuː.ti ˌpɑːr.lər/

(noun) güzellik salonu, kuaför

Örnek:

She spent the afternoon at the beauty parlor getting ready for the party.
Partiye hazırlanmak için öğleden sonrayı güzellik salonunda geçirdi.

beauty shop

/ˈbjuː.ti ˌʃɑːp/

(noun) güzellik salonu, kuaför

Örnek:

She spent the afternoon at the beauty shop getting her hair styled.
Öğleden sonrayı güzellik salonunda saçını yaptırarak geçirdi.

massage parlor

/ˈmæsɑːʒ ˌpɑːrlər/

(noun) masaj salonu, masaj yeri

Örnek:

The police raided a suspected massage parlor last night.
Polis dün gece şüpheli bir masaj salonuna baskın düzenledi.

spa

/spɑː/

(noun) spa, kaplıca, kaplıca şehri

Örnek:

We spent the weekend at a luxurious health spa.
Hafta sonunu lüks bir sağlık spasında geçirdik.

nail salon

/ˈneɪl ˌsæl.ɑːn/

(noun) tırnak salonu, manikür salonu

Örnek:

She spent the afternoon at the nail salon getting a fresh manicure.
Öğleden sonrayı tırnak salonunda yeni bir manikür yaptırarak geçirdi.

nail bar

/ˈneɪl bɑːr/

(noun) tırnak barı, manikür salonu

Örnek:

She spent the afternoon at the nail bar getting a fresh manicure.
Öğleden sonrayı tırnak barında yeni bir manikür yaptırarak geçirdi.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren