Tıp Bilimi İçinde İç Organlarla İlgili Tıp Dalları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Tıp Bilimi' içinde 'İç Organlarla İlgili Tıp Dalları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌkɑːr.diˈɑː.lə.dʒi/
(noun) kardiyoloji
Örnek:
She decided to specialize in cardiology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra kardiyoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɡæs.troʊˌen.t̬ərˈɑːl.ə.dʒi/
(noun) gastroenteroloji
Örnek:
She decided to specialize in gastroenterology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra gastroenteroloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɡaɪ.nəˈkɑː.lə.dʒi/
(noun) jinekoloji
Örnek:
She decided to specialize in gynecology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra jinekoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌhiː.məˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) hematoloji
Örnek:
She decided to specialize in hematology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra hematoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɪm.jəˈnɑː.lə.dʒi/
(noun) immünoloji
Örnek:
She is studying immunology at the university.
Üniversitede immünoloji okuyor.
/ˌruː.məˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) romatoloji
Örnek:
She decided to specialize in rheumatology after her grandmother was diagnosed with arthritis.
Büyükannesine artrit teşhisi konulduktan sonra romatoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/nɪˈfrɑː.lə.dʒi/
(noun) nefroloji
Örnek:
She decided to specialize in nephrology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra nefroloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ɑːnˈkɑː.lə.dʒi/
(noun) onkoloji
Örnek:
She decided to specialize in oncology after her mother's battle with cancer.
Annesinin kanserle mücadelesinden sonra onkoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/bækˌtɪr.iˈɑː.lə.dʒi/
(noun) bakteriyoloji
Örnek:
She specialized in bacteriology during her microbiology degree.
Mikrobiyoloji derecesi sırasında bakteriyoloji alanında uzmanlaştı.
/ˌen.doʊ.krɪˈnɑː.lə.dʒi/
(noun) endokrinoloji
Örnek:
She decided to specialize in endocrinology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra endokrinoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌpʊl.məˈnɑː.lə.dʒi/
(noun) göğüs hastalıkları, pulmonoloji
Örnek:
She decided to specialize in pulmonology after her experience with respiratory illnesses.
Solunum yolu hastalıkları deneyiminden sonra göğüs hastalıkları alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˈsɝː.dʒər.i/
(noun) ameliyat, cerrahi, muayenehane
Örnek:
She had to undergo emergency surgery for appendicitis.
Apandisit için acil ameliyat olmak zorunda kaldı.
/jʊˈrɑː.lə.dʒi/
(noun) üroloji
Örnek:
He specializes in urology and kidney diseases.
Üroloji ve böbrek hastalıkları konusunda uzmandır.