Tıp Bilimi İçinde Baş ve Boyunla İlgili Tıbbi Branşlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Tıp Bilimi' içinde 'Baş ve Boyunla İlgili Tıbbi Branşlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /nʊˈrɑː.lə.dʒi/
(noun) nöroloji
Örnek:
She decided to specialize in neurology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra nöroloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌnʊr.oʊˈsɝː.dʒər.i/
(noun) beyin cerrahisi, nöroşirürji
Örnek:
He underwent complex neurosurgery to remove the tumor.
Tümörü çıkarmak için karmaşık bir beyin cerrahisi geçirdi.
/ˈden.t̬ɪ.stri/
(noun) diş hekimliği, odontoloji
Örnek:
She decided to pursue a career in dentistry.
Diş hekimliği alanında kariyer yapmaya karar verdi.
/ˌoʊ.dɑːnˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) odontoloji, diş bilimi
Örnek:
Forensic odontology plays a crucial role in identifying human remains.
Adli odontoloji, insan kalıntılarının teşhisinde önemli bir rol oynar.
/raɪˈnɑː.lə.dʒi/
(noun) rinoloji
Örnek:
He specialized in rhinology after completing his medical degree.
Tıp fakültesini bitirdikten sonra rinoloji alanında uzmanlaştı.
/trɪˈkɑː.lə.dʒi/
(noun) trikoloji, saç bilimi
Örnek:
She decided to pursue a career in trichology after experiencing hair loss herself.
Kendi saç dökülmesi sorununu yaşadıktan sonra trikoloji alanında kariyer yapmaya karar verdi.
/saɪˈkaɪə.tri/
(noun) psikiyatri
Örnek:
She decided to specialize in psychiatry after medical school.
Tıp fakültesinden sonra psikiyatri alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɑːf.θælˈmɑː.lə.dʒi/
(noun) oftalmoloji, göz bilimi
Örnek:
She decided to specialize in ophthalmology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra oftalmoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ɑːpˈtɑː.mə.tri/
(noun) optometri
Örnek:
She decided to study optometry after realizing her passion for eye care.
Göz sağlığına olan tutkusunu fark ettikten sonra optometri okumaya karar verdi.
/ˌɔːr.θoʊˈdɑːn.t̬ɪks/
(noun) ortodonti
Örnek:
She decided to get orthodontics to correct her crooked teeth.
Çarpık dişlerini düzeltmek için ortodonti yaptırmaya karar verdi.
/ˌprɑːs.θoʊˈdɑːn.t̬ɪks/
(noun) protetik diş hekimliği, diş protezi
Örnek:
She decided to specialize in prosthodontics after dental school.
Diş hekimliği fakültesinden sonra protetik diş hekimliği alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
oral and maxillofacial surgery
/ˈɔːrəl ænd ˌmæksɪloʊˈfeɪʃəl ˈsɜːrdʒəri/
(noun) ağız ve çene-yüz cerrahisi
Örnek:
He underwent oral and maxillofacial surgery to correct his jaw alignment.
Çene hizalamasını düzeltmek için ağız ve çene-yüz cerrahisi geçirdi.
/ˌoʊ.t̬oʊ.ler.ɪŋˈɡɑː.lə.dʒi/
(noun) otolaringoloji, kulak burun boğaz bilimi
Örnek:
She decided to specialize in otolaryngology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra kulak burun boğaz alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/oʊˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) otoloji, kulak bilimi
Örnek:
He specialized in otology after completing his medical degree.
Tıp diplomasını tamamladıktan sonra otoloji alanında uzmanlaştı.
/ˌper.i.oʊˈdɑːn.t̬ɪks/
(noun) periodontoloji, diş eti hastalıkları bilimi
Örnek:
She specializes in periodontics, focusing on gum disease treatment.
Diş eti hastalıkları tedavisine odaklanarak periodontoloji alanında uzmanlaşmıştır.