Tıp Bilimi İçinde İlaç Formları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Tıp Bilimi' içinde 'İlaç Formları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈɔɪnt.mənt/
(noun) merhem, krem
Örnek:
Apply the ointment to the affected area twice a day.
Merhemi etkilenen bölgeye günde iki kez uygulayın.
/ˈlɑː.zəndʒ/
(noun) pastil, boğaz pastili, eşkenar dörtgen
Örnek:
She sucked on a cough lozenge to soothe her throat.
Boğazını rahatlatmak için bir öksürük pastili emdi.
/drɑps/
(noun) damlalar, şeker, pastil;
(verb) düşürmek, bırakmak, düşmek
Örnek:
Rain drops fell softly on the windowpane.
Yağmur damlaları pencere camına nazikçe düştü.
/dræft/
(noun) hava akımı, cereyan, yudum
Örnek:
Close the window, there's a cold draught coming in.
Pencereyi kapat, soğuk bir hava akımı geliyor.
/ˈsɪr.əm/
(noun) serum, kozmetik ürün
Örnek:
The lab technician carefully extracted the serum from the blood sample.
Laboratuvar teknisyeni kan örneğinden serumu dikkatlice çıkardı.
/ˌoʊvər ðə ˈkaʊntər/
(adjective) reçetesiz, tezgah üstü, OTC;
(adverb) tezgah üstü, doğrudan
Örnek:
You can buy pain relievers over the counter.
Ağrı kesicileri reçetesiz satın alabilirsiniz.
/pɪl/
(noun) hap, tablet, tüy;
(verb) tüylenmek, topaklanmak
Örnek:
Take one pill with water after meals.
Yemeklerden sonra bir hap su ile alın.
/pləˈsiː.boʊ/
(noun) plasebo, yalancı ilaç
Örnek:
The patient showed improvement even though he was given a placebo.
Hastaya plasebo verilmesine rağmen iyileşme gösterdi.
/sæv/
(noun) merhem, balsam, teselli;
(verb) yatıştırmak, iyileştirmek, teselli etmek
Örnek:
She applied a soothing salve to the burn.
Yanığa yatıştırıcı bir merhem sürdü.
/ˈtæb.lət/
(noun) tablet, levha, hap
Örnek:
Ancient civilizations used clay tablets to record their history.
Antik medeniyetler tarihlerini kaydetmek için kil tabletler kullandılar.