Medya İçinde Yazılı Medya Biçimleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Medya' içinde 'Yazılı Medya Biçimleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈnuːzˌpeɪ.pɚ/
(noun) gazete
Örnek:
I read the newspaper every morning with my coffee.
Her sabah kahvemi içerken gazete okurum.
/ˌmæɡ.əˈziːn/
(noun) dergi, şarjör, cephane kutusu
Örnek:
She subscribes to a fashion magazine.
Bir moda dergisine abone.
/ˈnuːzˌlet̬.ɚ/
(noun) bülten, haber bülteni
Örnek:
I subscribe to their weekly newsletter to stay updated.
Güncel kalmak için haftalık bültenlerine abone oluyorum.
/ˈkæt̬.əl.ɑːɡ/
(noun) katalog;
(verb) kataloglamak, listelemek
Örnek:
The library has an online catalog of all its books.
Kütüphanenin tüm kitaplarının çevrimiçi bir kataloğu var.
/ˈbʊk.lət/
(noun) kitapçık, broşür
Örnek:
The museum provides a free booklet with information about the exhibits.
Müze, sergiler hakkında bilgi içeren ücretsiz bir kitapçık sunmaktadır.
/ˈmæn.ju.əl/
(noun) kılavuz, el kitabı;
(adjective) manuel, el ile yapılan
Örnek:
I need to read the manual to understand how to assemble this furniture.
Bu mobilyayı nasıl monte edeceğimi anlamak için kılavuzu okumam gerekiyor.
/ˌpɪr.iˈɑː.dɪ.kəl/
(noun) süreli yayın, dergi;
(adjective) periyodik, düzenli
Örnek:
She subscribes to several academic periodicals.
Birkaç akademik süreli yayına abone.
/ˈfæn.ziːn/
(noun) fanzin
Örnek:
He collected rare science fiction fanzines from the 1970s.
1970'lerden kalma nadir bilim kurgu fanzinleri topladı.
/ˈbɪz.nɪs ˌkɑːrd/
(noun) kartvizit
Örnek:
Don't forget to bring your business cards to the networking event.
Ağ oluşturma etkinliğine kartvizitlerinizi getirmeyi unutmayın.
/ˈliː.flət/
(noun) broşür, el ilanı, kitapçık
Örnek:
The tourist office provides free leaflets about local attractions.
Turizm ofisi yerel cazibe merkezleri hakkında ücretsiz broşürler sunmaktadır.
/ˈtreɪd ˌpʌb.lɪˈkeɪ.ʃən/
(noun) ticaret yayını, sektör dergisi
Örnek:
The article was published in a leading trade publication for the automotive industry.
Makale, otomotiv endüstrisi için önde gelen bir ticaret yayınında yayımlandı.
/broʊˈʃʊr/
(noun) broşür, tanıtım kitapçığı
Örnek:
I picked up a travel brochure at the agency.
Seyahat acentesinden bir seyahat broşürü aldım.
/ˈpæm.flət/
(noun) broşür, kitapçık, risale
Örnek:
The tourist office provides free pamphlets about local attractions.
Turizm ofisi yerel cazibe merkezleri hakkında ücretsiz broşürler sunmaktadır.
/ˈjɪr.bʊk/
(noun) yıllık, mezuniyet albümü
Örnek:
I love looking through my high school yearbook.
Lise yıllığımı karıştırmayı seviyorum.