Avatar of Vocabulary Set Spekülatif Kurgu

Edebiyat İçinde Spekülatif Kurgu Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Edebiyat' içinde 'Spekülatif Kurgu' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

alternate history

/ˈɔːl.tər.nət ˈhɪs.tər.i/

(noun) alternatif tarih

Örnek:

Philip K. Dick's 'The Man in the High Castle' is a classic example of alternate history.
Philip K. Dick'in 'Yüksek Şatodaki Adam'ı alternatif tarihin klasik bir örneğidir.

cyberpunk

/ˈsaɪ.bɚ.pʌŋk/

(noun) siberpunk

Örnek:

The film 'Blade Runner' is a classic example of cyberpunk.
'Blade Runner' filmi siberpunk'ın klasik bir örneğidir.

fantasy

/ˈfæn.tə.si/

(noun) fantazi, hayal gücü, fantazi türü;

(verb) hayal kurmak, düşlemek

Örnek:

He spent his days lost in fantasy.
Günlerini hayal dünyasında kaybolmuş olarak geçirdi.

fable

/ˈfeɪ.bəl/

(noun) fabl, masal, yalan

Örnek:

The tortoise and the hare is a classic fable.
Kaplumbağa ile tavşan klasik bir fabldır.

fairy tale

/ˈfer.i ˌteɪl/

(noun) peri masalı, boş laf

Örnek:

She read a fairy tale to her daughter before bedtime.
Yatmadan önce kızına bir peri masalı okudu.

folktale

/ˈfoʊkˌteɪl/

(noun) halk hikayesi, efsane

Örnek:

Many cultures have their own unique folktales that teach moral lessons.
Birçok kültürün ahlaki dersler veren kendine özgü halk hikayeleri vardır.

ghost story

/ˈɡoʊst ˌstɔːr.i/

(noun) hayalet hikayesi, korku hikayesi

Örnek:

We sat around the campfire telling ghost stories.
Kamp ateşi etrafında oturup hayalet hikayeleri anlattık.

legend

/ˈledʒ.ənd/

(noun) efsane, rivayet, ikon

Örnek:

The legend of King Arthur is well-known.
Kral Arthur efsanesi iyi bilinir.

magic realism

/ˈmædʒ.ɪk ˈriː.ə.lɪ.zəm/

(noun) büyülü gerçekçilik

Örnek:

Gabriel García Márquez is a master of magic realism.
Gabriel García Márquez, büyülü gerçekçilik ustasıdır.

myth

/mɪθ/

(noun) mit, efsane, yanlış inanış

Örnek:

The ancient Greeks had many myths about their gods and goddesses.
Antik Yunanlıların tanrıları ve tanrıçaları hakkında birçok miti vardı.

science fiction

/ˈsaɪəns ˌfɪkʃən/

(noun) bilim kurgu

Örnek:

I love reading science fiction novels, especially those about space exploration.
Bilim kurgu romanları okumayı severim, özellikle uzay keşfiyle ilgili olanları.

steampunk

/ˈstiːm.pʌŋk/

(noun) steampunk

Örnek:

The novel is a classic example of steampunk literature, with its intricate clockwork devices and Victorian-era setting.
Roman, karmaşık saat mekanizmalı cihazları ve Viktorya dönemi ortamıyla steampunk edebiyatının klasik bir örneğidir.

tall tale

/ˌtɔːl ˈteɪl/

(noun) abartılı hikaye, masal

Örnek:

He told us a tall tale about catching a fish as big as a car.
Bize araba büyüklüğünde bir balık yakaladığına dair abartılı bir hikaye anlattı.

urban legend

/ˌɝː.bən ˈledʒ.ənd/

(noun) şehir efsanesi, kent efsanesi

Örnek:

The story about alligators in the sewers is a classic urban legend.
Kanalizasyondaki timsahlar hakkındaki hikaye klasik bir şehir efsanesidir.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren