Avatar of Vocabulary Set Mythological Characters

Edebiyat İçinde Mythological Characters Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Edebiyat' içinde 'Mythological Characters' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

psyche

/ˈsaɪ.ki/

(noun) ruh, zihin, can

Örnek:

The trauma had a profound effect on her psyche.
Travma onun ruhunda derin bir etki bıraktı.

Prometheus

/prəˈmiː.θi.əs/

(noun) Prometheus

Örnek:

The story of Prometheus is a classic tale of rebellion and sacrifice.
Prometheus'un hikayesi, isyan ve fedakarlığın klasik bir öyküsüdür.

Poseidon

/poʊˈsaɪ.dən/

(noun) Poseidon

Örnek:

Ancient Greeks prayed to Poseidon for safe voyages.
Antik Yunanlılar güvenli yolculuklar için Poseidon'a dua ederlerdi.

Hera

/ˈhɪr.ə/

(noun) Hera

Örnek:

Hera was known for her jealousy, especially towards Zeus's many lovers.
Hera, özellikle Zeus'un birçok sevgilisine karşı kıskançlığıyla biliniyordu.

Demeter

/dɪˈmiː.t̬ɚ/

(noun) Demeter

Örnek:

In Greek mythology, Demeter mourned the abduction of her daughter Persephone, causing winter.
Yunan mitolojisinde Demeter, kızı Persephone'nin kaçırılmasına yas tutarak kışa neden oldu.

Athena

/əˈθiː.ni/

(noun) Athena

Örnek:

The Parthenon in Athens was dedicated to Athena.
Atina'daki Parthenon Athena'ya adanmıştı.

apollo

/əˈpɑː.loʊ/

(noun) Apollon, Apollo, Apollo programı

Örnek:

The oracle at Delphi was sacred to Apollo.
Delfi'deki kahin Apollon'a kutsaldı.

Artemis

/ˈɑːr.t̬ə.mɪs/

(noun) Artemis

Örnek:

Artemis was often depicted with a bow and arrows.
Artemis genellikle yay ve oklarla tasvir edilirdi.

Ares

/ˈer.iːz/

(noun) Ares

Örnek:

In Greek mythology, Ares is often depicted as a brutal and aggressive deity.
Yunan mitolojisinde Ares genellikle acımasız ve saldırgan bir tanrı olarak tasvir edilir.

Aphrodite

/ˌæf.rəˈdaɪ.t̬i/

(noun) Afrodit

Örnek:

According to Greek mythology, Aphrodite was born from the sea foam.
Yunan mitolojisine göre, Afrodit deniz köpüğünden doğmuştur.

Hermes

/ˈhɜ˞ː.miːz/

(noun) Hermes;

(trademark) Hermès (marka)

Örnek:

Hermes was known for his speed and cunning.
Hermes hızı ve kurnazlığıyla biliniyordu.

Dionysus

/ˌdaɪ.əˈnaɪ.səs/

(noun) Dionysos

Örnek:

The cult of Dionysus involved ecstatic rituals and dramatic performances.
Dionysos kültü, coşkulu ritüeller ve dramatik performanslar içeriyordu.

Hades

/ˈheɪ.diːz/

(noun) Hades, yeraltı dünyası tanrısı, yeraltı dünyası

Örnek:

In Greek mythology, Hades abducted Persephone to be his queen.
Yunan mitolojisinde Hades, Persephone'yi kraliçesi olması için kaçırdı.

Zeus

/zuːs/

(noun) Zeus

Örnek:

In Greek mythology, Zeus is often depicted with a lightning bolt.
Yunan mitolojisinde Zeus genellikle bir şimşekle tasvir edilir.

Thor

/θɔːr/

(noun) Thor

Örnek:

Thor is often depicted with his hammer Mjolnir.
Thor genellikle çekici Mjolnir ile tasvir edilir.

Paris

/ˈper.ɪs/

(noun) Paris

Örnek:

She dreams of visiting Paris one day.
Bir gün Paris'i ziyaret etmeyi hayal ediyor.

Pandora's box

/pænˌdɔːr.əz ˈbɑːks/

(idiom) Pandora'nın kutusu, sorun kaynağı

Örnek:

Opening up that old investigation would be like opening Pandora's box.
O eski soruşturmayı yeniden açmak Pandora'nın kutusunu açmak gibi olurdu.

Orpheus

/ˈɔːr.fi.əs/

(noun) Orpheus

Örnek:

The myth of Orpheus and Eurydice is a tragic tale of love and loss.
Orpheus ve Eurydice efsanesi, aşk ve kayıp üzerine trajik bir hikayedir.

Odin

/ˈoʊ.dɪn/

(noun) Odin

Örnek:

In Norse mythology, Odin sacrificed an eye for wisdom.
Nors mitolojisinde Odin, bilgelik için bir gözünü feda etti.

narcissus

/nɑːrˈsɪs.əs/

(noun) nergis, Narkissos (mitoloji)

Örnek:

The garden was filled with fragrant narcissus blooms.
Bahçe, mis kokulu nergis çiçekleriyle doluydu.

hector

/ˈhek.tɚ/

(verb) azarlamak, kabadayılık etmek, sataşmak;

(noun) kabadayı, zorba

Örnek:

He would hector his employees about their performance.
Çalışanlarını performansları hakkında azarlardı.

Eurydice

/jʊˈrɪd.ɪ.si/

(noun) Eurydice

Örnek:

Orpheus's love for Eurydice led him to the underworld.
Orpheus'un Eurydice'ye olan aşkı onu yeraltı dünyasına götürdü.

atlas

/ˈæt.ləs/

(noun) atlas, harita kitabı, resimli kitap

Örnek:

We consulted the atlas to find the shortest route.
En kısa rotayı bulmak için atlasa baktık.

adonis

/əˈdɑː.nɪs/

(noun) Adonis, çok yakışıklı genç adam

Örnek:

He was a true Adonis, with chiseled features and a muscular physique.
Yontulmuş hatları ve kaslı fiziğiyle gerçek bir Adonis'ti.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren