İçindekiler İçinde Kavun ve Diğer Meyveler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İçindekiler' içinde 'Kavun ve Diğer Meyveler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈkæn.t̬ə.loʊp/
(noun) kavun, cantaloupe
Örnek:
She cut the cantaloupe into slices for breakfast.
Kahvaltı için kavunu dilimledi.
/ˈhʌn.i.duː ˈmel.ən/
(noun) kavun
Örnek:
She cut a slice of fresh honeydew melon for breakfast.
Kahvaltı için taze kavun dilimi kesti.
/ˈwɑː.t̬ɚˌmel.ən/
(noun) karpuz
Örnek:
We cut open the watermelon and shared it among us.
Karpuzu kesip aramızda paylaştık.
/ˈker.əb/
(noun) keçiboynuzu, keçiboynuzu ağacı
Örnek:
She used carob powder to make a healthy chocolate-free cake.
Sağlıklı, çikolatasız bir kek yapmak için keçiboynuzu tozu kullandı.
/fɪɡ/
(noun) incir, incir ağacı
Örnek:
She enjoys eating fresh figs in the summer.
Yazın taze incir yemeyi sever.
/ˈbred.fruːt/
(noun) ekmek meyvesi
Örnek:
We had roasted breadfruit with our dinner.
Akşam yemeğimizde kızarmış ekmek meyvesi vardı.
/ˈruː.bɑːrb/
(noun) ravent
Örnek:
My grandmother makes the best rhubarb pie.
Büyükannem en iyi raventli turtayı yapar.
/ˈroʊz hɪp/
(noun) kuşburnu
Örnek:
She made a delicious tea from dried rose hips.
Kurutulmuş kuşburnundan lezzetli bir çay yaptı.
/ˈbeɪ.oʊ.bæb/
(noun) baobab
Örnek:
The ancient baobab tree stood majestically on the savanna.
Antik baobab ağacı savanada görkemli bir şekilde duruyordu.
/ˈmʌskˌmel.ən/
(noun) kavun, cantaloupe
Örnek:
She sliced open a ripe muskmelon for breakfast.
Kahvaltı için olgun bir kavun kesti.