Ev ve Bahçe İçinde Raflar ve Standlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Ev ve Bahçe' içinde 'Raflar ve Standlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ʃelf/
(noun) raf, sığlık, kıta sahanlığı
Örnek:
She placed the book on the top shelf.
Kitabı en üst rafa koydu.
/ˈfloʊtɪŋ ʃɛlf/
(noun) yüzen raf, gizli destekli raf
Örnek:
We installed a floating shelf in the living room to display books.
Kitapları sergilemek için oturma odasına bir yüzen raf taktık.
/ˈbʊk.ʃelf/
(noun) kitaplık, kitap rafı
Örnek:
She arranged her favorite novels on the top bookshelf.
En sevdiği romanlarını üst kitaplığa dizdi.
/ˈwaɪn ræk/
(noun) şarap rafı
Örnek:
She bought a new wooden wine rack for her kitchen.
Mutfağı için yeni bir ahşap şarap rafı aldı.
/hʊk/
(noun) kanca, olta iğnesi, kroşe;
(verb) kancalamak, yakalamak, sarmak
Örnek:
Hang your coat on the hook by the door.
Paltounu kapının yanındaki kancaya as.
/ˈkoʊt stænd/
(noun) askılık, portmanto
Örnek:
Please hang your jacket on the coat stand by the door.
Lütfen ceketini kapının yanındaki askılığa as.
/ˈtaʊəl ræk/
(noun) havluluk, havlu askısı
Örnek:
Please hang the wet towels on the towel rack.
Lütfen ıslak havluları havluluğa asın.
/stænd/
(verb) ayakta durmak, kalkmak, dikmek;
(noun) sehpa, ayaklık, duruş
Örnek:
Please stand when the judge enters.
Yargıç içeri girdiğinde lütfen ayağa kalkın.
/ræk/
(noun) raf, askı, işkence;
(verb) işkence etmek, eziyet etmek, zorlamak
Örnek:
She hung her clothes on the drying rack.
Çamaşırlarını kurutma askısına astı.