Sağlık İçinde Üreme Sistemi Hastalıkları ve Sorunları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sağlık' içinde 'Üreme Sistemi Hastalıkları ve Sorunları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˌɡɑː.nəˈriː.ə/
(noun) gonore, bel soğukluğu
Örnek:
He was diagnosed with gonorrhea after experiencing symptoms.
Belirtiler yaşadıktan sonra kendisine gonore teşhisi konuldu.
/kləˈmɪd.i.ə/
(noun) klamidya
Örnek:
Chlamydia is a common sexually transmitted infection.
Klamidya yaygın bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur.
/ˌæd.ɪ.noʊ.maɪˈoʊ.sɪs/
(noun) adenomiyozis
Örnek:
Adenomyosis can cause heavy and painful periods.
Adenomiyozis, ağır ve ağrılı adet dönemlerine neden olabilir.
/ekˈtɑː.pɪk ˈpreɡ.nən.si/
(noun) dış gebelik
Örnek:
An ectopic pregnancy requires immediate medical attention.
Dış gebelik acil tıbbi müdahale gerektirir.
/ɪˈrek.təl dɪsˈfʌŋk.ʃən/
(noun) erektil disfonksiyon, iktidarsızlık
Örnek:
Many factors can contribute to erectile dysfunction, including stress and certain medical conditions.
Stres ve bazı tıbbi durumlar dahil olmak üzere birçok faktör erektil disfonksiyona katkıda bulunabilir.
/krɪpˈtɔːr.kɪˌdɪz.əm/
(noun) kriptorşidizm, inmemiş testis
Örnek:
Cryptorchidism is a common birth defect in male infants.
Kriptorşidizm, erkek bebeklerde sık görülen bir doğum kusurudur.
/bɪˈnaɪn prɑːˈstætɪk ˌhaɪpərˈpleɪʒə/
(noun) benign prostat hiperplazisi
Örnek:
Symptoms of benign prostatic hyperplasia include frequent urination and difficulty starting urination.
Benign prostat hiperplazisi belirtileri arasında sık idrara çıkma ve idrar yapmaya başlarken zorlanma bulunur.
/ˌpɑː.liˌsɪs.tɪk ˈoʊ.vər.i ˌsɪn.droʊm/
(noun) polikistik over sendromu, PCOS
Örnek:
Many women with polycystic ovary syndrome experience irregular periods.
Polikistik over sendromu olan birçok kadın düzensiz adet dönemleri yaşar.
/ˈsek.ʃu.ə.li trænzˌmɪt.ɪd dɪˈziːz/
(noun) cinsel yolla bulaşan hastalık, CYBH
Örnek:
Regular testing for sexually transmitted diseases is important for sexual health.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar için düzenli testler cinsel sağlık için önemlidir.
/ˌen.doʊ.miː.triˈou.sɪs/
(noun) endometriozis
Örnek:
Many women suffer from chronic pelvic pain due to endometriosis.
Birçok kadın endometriozis nedeniyle kronik pelvik ağrıdan muzdariptir.
/ˈsɪf.əl.ɪs/
(noun) sifiliz
Örnek:
Early detection and treatment of syphilis are crucial to prevent severe complications.
Ciddi komplikasyonları önlemek için sifilizin erken teşhisi ve tedavisi çok önemlidir.
/vɪˈnɪriəl dɪˈziːz/
(noun) zührevi hastalık, cinsel yolla bulaşan hastalık
Örnek:
Public health campaigns aim to reduce the spread of venereal diseases.
Halk sağlığı kampanyaları, zührevi hastalıkların yayılmasını azaltmayı hedeflemektedir.