Avatar of Vocabulary Set Genetik Hastalıklar

Sağlık İçinde Genetik Hastalıklar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Sağlık' içinde 'Genetik Hastalıklar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

Marfan syndrome

/ˈmɑːrfæn ˌsɪndroʊm/

(noun) Marfan sendromu

Örnek:

People with Marfan syndrome often have long limbs and are tall and thin.
Marfan sendromu olan kişiler genellikle uzun uzuvlara sahiptir ve uzun boylu ve zayıftır.

Tay-Sachs Disease

/ˌteɪ ˈsæks dɪˌziːz/

(noun) Tay-Sachs Hastalığı

Örnek:

Children with Tay-Sachs Disease often show symptoms like developmental delay and a cherry-red spot in the eye.
Tay-Sachs Hastalığı olan çocuklarda genellikle gelişimsel gecikme ve gözde kiraz kırmızısı leke gibi belirtiler görülür.

thalassaemia

/ˌθæl.əˈsiː.mi.ə/

(noun) talasemi

Örnek:

Early diagnosis of thalassaemia is crucial for effective management.
Talaseminin erken teşhisi, etkili yönetim için çok önemlidir.

Tourette's syndrome

/tuːˈrɛts ˌsɪn.droʊm/

(noun) Tourette sendromu

Örnek:

He was diagnosed with Tourette's syndrome at a young age.
Genç yaşta Tourette sendromu teşhisi konuldu.

albinism

/ˈæl.bɪ.nɪ.zəm/

(noun) albinizm

Örnek:

People with albinism need to protect their skin from the sun.
Albinizmli kişilerin ciltlerini güneşten korumaları gerekir.

cystic fibrosis

/ˌsɪs.tɪk faɪˈbroʊ.sɪs/

(noun) kistik fibrozis

Örnek:

Early diagnosis of cystic fibrosis is crucial for effective management.
Kistik fibrozisin erken teşhisi, etkili yönetim için çok önemlidir.

Down syndrome

/ˈdaʊn ˌsɪn.droʊm/

(noun) Down sendromu

Örnek:

Children with Down syndrome often benefit from early intervention programs.
Down sendromlu çocuklar genellikle erken müdahale programlarından faydalanır.

Ehlers-Danlos syndrome

/ˌeɪ.lərzˈdæn.ləs ˌsɪn.droʊm/

(noun) Ehlers-Danlos sendromu

Örnek:

She was diagnosed with Ehlers-Danlos syndrome after experiencing frequent joint dislocations.
Sık eklem çıkıkları yaşadıktan sonra kendisine Ehlers-Danlos sendromu teşhisi konuldu.

hemophilia

/ˌhiː.məˈfɪl.i.ə/

(noun) hemofili

Örnek:

He was diagnosed with hemophilia at a young age.
Genç yaşta hemofili teşhisi konuldu.

Huntington's disease

/ˈhʌntɪŋtənz dɪˌziːz/

(noun) Huntington hastalığı

Örnek:

Huntington's disease is a genetic disorder that affects the brain.
Huntington hastalığı, beyni etkileyen genetik bir bozukluktur.

muscular dystrophy

/ˌmʌs.kjə.lər ˈdɪs.trə.fi/

(noun) kas distrofisi

Örnek:

Children with muscular dystrophy may have difficulty walking.
Kas distrofisi olan çocuklar yürümede zorluk çekebilir.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren