Yiyecekler ve İçecekler İçinde Tatlı Ekmek ve Diğerleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Tatlı Ekmek ve Diğerleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈpʌm.pɚˌnɪk.əl/
(noun) pumpernickel
Örnek:
She made a sandwich with slices of pumpernickel bread.
Pumpernickel ekmeği dilimleriyle sandviç yaptı.
/ˈwɑː.fəl/
(noun) waffle;
(verb) gevelemek, lafı dolandırmak
Örnek:
She ordered a stack of warm waffles with maple syrup.
Akçaağaç şuruplu bir yığın sıcak waffle sipariş etti.
/ˈstɪk.i ˌbʌn/
(noun) yapışkan çörek, karamelli tarçınlı çörek
Örnek:
She enjoyed a warm sticky bun with her morning coffee.
Sabah kahvesiyle sıcak bir yapışkan çörek yedi.
/skoʊn/
(noun) çörek, scone
Örnek:
She baked fresh scones for afternoon tea.
Öğleden sonra çayı için taze çörekler pişirdi.
/ˈʃɔːrt.keɪk/
(noun) shortcake, kısa kek
Örnek:
Strawberry shortcake is a classic summer dessert.
Çilekli shortcake klasik bir yaz tatlısıdır.
/ˌhɑːt krɔːs ˈbʌn/
(noun) hot cross bun, Paskalya çöreği
Örnek:
We always have hot cross buns for breakfast on Good Friday.
Kutsal Cuma günü kahvaltıda her zaman hot cross bun yeriz.
/ˈdʒɪn.dʒɚ.bred/
(noun) zencefilli kurabiye
Örnek:
The smell of fresh gingerbread filled the kitchen.
Taze zencefilli kurabiye kokusu mutfağı doldurdu.
/ˈdeɪ.nɪʃ/
(noun) Danca;
(adjective) Danimarka
Örnek:
She is learning to speak Danish.
Danca konuşmayı öğreniyor.
/ˈsɪnəmən roʊl/
(noun) tarçınlı çörek
Örnek:
I love starting my day with a warm cinnamon roll and coffee.
Güne sıcak bir tarçınlı çörek ve kahveyle başlamayı severim.
/ˈhɑː.lə/
(noun) challah, Yahudi ekmeği
Örnek:
We enjoyed a slice of warm challah with our Friday night dinner.
Cuma akşam yemeğimizle birlikte sıcak bir dilim challah'ın tadını çıkardık.
/ˈbel.dʒən ˈwɑː.fəl/
(noun) Belçika waffle'ı
Örnek:
For breakfast, I ordered a delicious Belgian waffle with strawberries and whipped cream.
Kahvaltı için çilek ve krem şanti ile lezzetli bir Belçika waffle'ı sipariş ettim.
/ˈstoʊ.lən/
(noun) stollen, Alman meyveli keki
Örnek:
My grandmother bakes the best Christmas stollen every year.
Büyükannem her yıl en iyi Noel stollen'ini yapar.
/poʊn/
(noun) pone, mısır ekmeği
Örnek:
She served the chili with a side of warm corn pone.
Acı biberi sıcak mısır pone ile servis etti.
/kɔːrn poʊn/
(noun) mısır ekmeği, süt veya yumurta içermeyen mısır ekmeği
Örnek:
For dinner, we had fried chicken and hot corn pone.
Akşam yemeği için kızarmış tavuk ve sıcak mısır ekmeği yedik.
/ˈkræknəl/
(noun) kraker, gevrek bisküvi
Örnek:
She offered me a sweet cracknel with my tea.
Bana çayımla birlikte tatlı bir kraker ikram etti.
/kwɑːˈsɑ̃ː/
(noun) kruvasan
Örnek:
I had a delicious croissant and coffee for breakfast.
Kahvaltıda lezzetli bir kruvasan ve kahve yedim.