Yiyecekler ve İçecekler İçinde Mayalı Ekmek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Mayalı Ekmek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈbeɪ.ɡəl/
(noun) simit, bagel
Örnek:
I had a sesame bagel with cream cheese for breakfast.
Kahvaltıda krem peynirli susamlı bir simit yedim.
/bæɡˈet/
(noun) baget, Fransız ekmeği
Örnek:
She bought a fresh baguette for dinner.
Akşam yemeği için taze bir baget aldı.
/bæp/
(noun) bap, yuvarlak ekmek
Örnek:
I had a bacon bap for breakfast.
Kahvaltıda pastırmalı bir bap yedim.
/ˈbri.ɑːʃ/
(noun) brioche
Örnek:
She served fresh brioche with coffee for breakfast.
Kahvaltıda taze brioche ve kahve servis etti.
/tʃəˈbɑːt.ə/
(noun) ciabatta
Örnek:
We had sandwiches on fresh ciabatta bread.
Taze ciabatta ekmeğiyle sandviç yedik.
/ˌænəˈdæmə bred/
(noun) Anadama ekmeği
Örnek:
For breakfast, we had slices of warm Anadama bread with butter.
Kahvaltıda tereyağlı sıcak Anadama ekmeği dilimleri yedik.
/ˈbɑːmbræk/
(noun) barmbrack, İrlanda meyveli ekmeği
Örnek:
My grandmother always bakes a delicious barmbrack for Halloween.
Büyükannem Cadılar Bayramı için her zaman lezzetli bir barmbrack pişirir.
/biːˈɑː.liː/
(noun) bialy
Örnek:
I had a delicious bialy with cream cheese for breakfast.
Kahvaltıda krem peynirli lezzetli bir bialy yedim.
/ˈkrʌm.pɪt/
(noun) crumpet, çekici kadın
Örnek:
She enjoyed a warm crumpet with butter and jam for breakfast.
Kahvaltıda tereyağlı ve reçelli sıcak bir crumpet yedi.
/ˈsoʊdə brɛd/
(noun) soda ekmeği
Örnek:
My grandmother makes the best soda bread.
Büyükannem en iyi soda ekmeğini yapar.
/fəˈkɑːtʃ.i.ə/
(noun) focaccia
Örnek:
We ordered a delicious slice of focaccia with rosemary and sea salt.
Biberiye ve deniz tuzu ile lezzetli bir dilim focaccia sipariş ettik.
/ˈkaɪzər roʊl/
(noun) Kaiser roll, Kaiser ekmeği
Örnek:
I'll have a breakfast sandwich on a Kaiser roll.
Kaiser roll ile kahvaltı sandviçi alacağım.
/ˈtaɪ.ɡɚ ˌbred/
(noun) kaplan ekmeği
Örnek:
I love the crunchy crust of tiger bread with my soup.
Çorbamla birlikte kaplan ekmeğinin çıtır kabuğunu çok severim.