Yiyecekler ve İçecekler İçinde Burgerler ve Sosisliler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yiyecekler ve İçecekler' içinde 'Burgerler ve Sosisliler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈtʃiːzˌbɝː.ɡɚ/
(noun) çizburger
Örnek:
I ordered a cheeseburger with fries for lunch.
Öğle yemeği için patates kızartmalı bir çizburger sipariş ettim.
/ˈslɑː.pi ˌdʒoʊ/
(noun) sloppy joe, kıyma sandviçi
Örnek:
For dinner, we had sloppy joes with a side of coleslaw.
Akşam yemeği için yanında lahana salatası ile sloppy joe yedik.
/ˈslaɪ.dɚ/
(noun) slider, mini sandviç, kaydırıcı
Örnek:
We ordered a plate of mini cheeseburger sliders for the table.
Masa için bir tabak mini çizburger slider sipariş ettik.
/ˈbræt.wɝːst/
(noun) bratwurst, Alman sosisi
Örnek:
We had grilled bratwurst with sauerkraut for dinner.
Akşam yemeğinde ızgara bratwurst ve lahana turşusu yedik.
/ˈtʃɪl.i ˌdɔːɡ/
(noun) chili dog
Örnek:
He ordered a chili dog with extra cheese.
Ekstra peynirli bir chili dog sipariş etti.
/ˈkɔːrn dɔːɡ/
(noun) sosisli mısır ekmeği, corn dog
Örnek:
We bought corn dogs at the fair.
Panayırda sosisli mısır ekmeği aldık.
/ʃɪˈkɑːɡoʊ staɪl hɑːt dɔːɡ/
(noun) Chicago usulü sosisli sandviç
Örnek:
When visiting the city, you must try a classic Chicago-style hot dog.
Şehri ziyaret ederken klasik bir Chicago usulü sosisli sandviç denemelisiniz.