Kıyafet ve Moda İçinde Çorap Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kıyafet ve Moda' içinde 'Çorap' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /sɑːk/
(noun) çorap;
(verb) yumruklamak, vurmak
Örnek:
He pulled on a pair of warm wool socks.
Bir çift sıcak yün çorap giydi.
/ˈstɑː.kɪŋ/
(noun) çorap, külotlu çorap, stoklama
Örnek:
She wore silk stockings with her evening gown.
Abiye elbisesiyle ipek çoraplar giydi.
/ˈleɡ ˌwɔːr.mɚ/
(noun) bacak ısıtıcısı, tozluk
Örnek:
She wore colorful leg warmers to her aerobics class.
Aerobik dersine renkli bacak ısıtıcıları giydi.
/ˈpæn.t̬i.hoʊz/
(plural noun) külotlu çorap
Örnek:
She wore pantyhose under her dress for a smooth look.
Pürüzsüz bir görünüm için elbisesinin altına külotlu çorap giydi.
/ˈæŋ.klət/
(noun) halhal, kısa çorap, halhal çorap
Örnek:
She wore a delicate silver anklet with small charms.
Küçük süslemeleri olan narin bir gümüş halhal takıyordu.
/hoʊz/
(noun) hortum, çorap, külotlu çorap;
(verb) hortumla sulamak, hortumla yıkamak
Örnek:
He connected the hose to the faucet to water the plants.
Bitkileri sulamak için hortumu musluğa bağladı.
/ˈæŋ.kəl ˌsɑːk/
(noun) bilek çorap, kısa çorap
Örnek:
She prefers wearing ankle socks with her sneakers.
Spor ayakkabılarıyla bilek çorap giymeyi tercih ediyor.
/ˈfʊt̬.i/
(noun) futbol, Avustralya futbolu
Örnek:
Let's go play some footy in the park.
Hadi parkta biraz futbol oynayalım.