Sinema ve Tiyatro İçinde Tiyatro Türleri ve Stilleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sinema ve Tiyatro' içinde 'Tiyatro Türleri ve Stilleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈkɑː.mə.di/
(noun) komedi, mizah, komedi filmi
Örnek:
The stand-up comedy show was hilarious.
Stand-up komedi gösterisi çok komikti.
/mæsk/
(noun) maskeli balo, maskeli oyun
Örnek:
The royal court often enjoyed elaborate masques.
Kraliyet sarayı genellikle özenli maskeli baloların tadını çıkarırdı.
/ˈmɪs.tər.i ˌpleɪ/
(noun) gizem oyunu, ortaçağ dini oyunu
Örnek:
The town's annual festival includes a traditional mystery play.
Kasabanın yıllık festivali geleneksel bir gizem oyunu içerir.
/nəˈtɪv.ɪ.ti ˌpleɪ/
(noun) doğuş oyunu, Noel oyunu
Örnek:
My daughter is playing Mary in her school's nativity play this year.
Kızım bu yıl okulunun doğuş oyununda Meryem'i oynuyor.
/ˈstriːt ˌθiː.ə.tər/
(noun) sokak tiyatrosu
Örnek:
The protest included a vibrant street theater performance.
Protesto, canlı bir sokak tiyatrosu performansı içeriyordu.
/ˈtrædʒ.ə.di/
(noun) trajedi, felaket, trajik oyun
Örnek:
The earthquake was a terrible tragedy for the region.
Deprem bölge için korkunç bir trajediydi.
/ˌtrædʒ.ɪˈkɑː.mə.di/
(noun) tragikomedi
Örnek:
Shakespeare's 'The Winter's Tale' is often considered a tragicomedy.
Shakespeare'in 'Kış Masalı' genellikle bir tragikomedi olarak kabul edilir.
/səˈriː.ə.lɪ.zəm/
(noun) sürrealizm
Örnek:
Salvador Dalí is a well-known artist of Surrealism.
Salvador Dalí, Sürrealizm'in tanınmış bir sanatçısıdır.
/ɪkˈspreʃ.ən.ɪ.zəm/
(noun) ekspresyonizm
Örnek:
His early works show a clear influence of German Expressionism.
İlk eserleri Alman Ekspresyonizmi'nin açık bir etkisini göstermektedir.
/ˈnætʃ.ɚ.əl.ɪ.zəm/
(noun) natüralizm, felsefi natüralizm
Örnek:
The artist's work is characterized by its strong sense of naturalism.
Sanatçının eseri, güçlü natüralizm anlayışıyla karakterizedir.
/ˈmel.əˌdræm.ə/
(noun) melodram, abartılı duygusallık, dramatiklik
Örnek:
The play was a classic melodrama, full of heroes, villains, and damsels in distress.
Oyun, kahramanlar, kötü adamlar ve tehlikede olan genç kızlarla dolu klasik bir melodramdı.
/ˈdræm.ə/
(noun) drama, oyun, heyecan
Örnek:
She loves watching historical dramas on TV.
Tarihi dramaları televizyonda izlemeyi sever.