Sinema ve Tiyatro İçinde Aydınlatma Teknikleri ve Özel Efektler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sinema ve Tiyatro' içinde 'Aydınlatma Teknikleri ve Özel Efektler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈfɪl ˌlaɪt/
(noun) dolgu ışığı
Örnek:
The photographer used a fill light to illuminate the subject's face evenly.
Fotoğrafçı, konunun yüzünü eşit şekilde aydınlatmak için bir dolgu ışığı kullandı.
/ˌsloʊ ˈmoʊ.ʃən/
(noun) ağır çekim
Örnek:
The replay showed the goal in slow motion.
Tekrar, golü ağır çekimde gösterdi.
/ˈsplɪt.skriːn/
(noun) bölünmüş ekran, split-screen;
(verb) ekranı bölmek, split-screen yapmak
Örnek:
The gamer used a split-screen to play with a friend on the same console.
Oyuncu, aynı konsolda bir arkadaşıyla oynamak için bölünmüş ekran kullandı.
/ˌvɪʒ.u.əl ɪˈfekts/
(plural noun) görsel efektler, VFX
Örnek:
The movie was praised for its stunning visual effects.
Film, çarpıcı görsel efektleri nedeniyle övgü topladı.
/ˈsaʊnd ɪˌfekt/
(noun) ses efekti
Örnek:
The movie used realistic sound effects to enhance the action scenes.
Film, aksiyon sahnelerini geliştirmek için gerçekçi ses efektleri kullandı.
/kəmˈpjuːtər ˌdʒenəreɪtɪd ˈɪmɪdʒəri/
(noun) bilgisayar tarafından oluşturulan görüntüler, CGI
Örnek:
The movie used extensive computer-generated imagery to create the alien creatures.
Film, uzaylı yaratıkları oluşturmak için kapsamlı bilgisayar tarafından oluşturulan görüntüler kullandı.
/ˌmɪn.i.ə.tʃɚ.əˈzeɪ.ʃən/
(noun) minyatürleştirme, küçültme
Örnek:
The miniaturization of electronic components has led to smaller and more powerful devices.
Elektronik bileşenlerin minyatürleştirilmesi, daha küçük ve daha güçlü cihazlara yol açmıştır.