Avatar of Vocabulary Set Burun

Vücut İçinde Burun Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Vücut' içinde 'Burun' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

nostril

/ˈnɑː.strəl/

(noun) burun deliği

Örnek:

He flared his nostrils in anger.
Öfkeyle burun deliklerini şişirdi.

septum

/ˈsep.təm/

(noun) septum, bölme

Örnek:

The nasal septum divides the two nostrils.
Burun septumu iki burun deliğini ayırır.

sinus

/ˈsaɪ.nəs/

(noun) sinüs, sinüs eğrisi

Örnek:

I have a terrible headache due to my inflamed sinuses.
İltihaplı sinüslerim yüzünden korkunç bir baş ağrım var.

bridge

/brɪdʒ/

(noun) köprü, burun köprüsü, bağlantı;

(verb) köprü kurmak, birleştirmek, kapatmak

Örnek:

The old stone bridge crosses the river.
Eski taş köprü nehri geçiyor.

apex

/ˈeɪ.peks/

(noun) zirve, tepe, doruk

Örnek:

The climber reached the apex of the mountain.
Dağcı dağın zirvesine ulaştı.

nasal cavity

/ˈneɪ.zəl ˈkæv.ɪ.ti/

(noun) burun boşluğu

Örnek:

Air enters the body through the nasal cavity.
Hava vücuda burun boşluğundan girer.

nasal

/ˈneɪ.zəl/

(adjective) nazal, burunla ilgili, nazal ses;

(noun) nazal, nazal ses

Örnek:

She has a slight nasal voice.
Hafif nazal bir sesi var.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren